ABD Başkanı Donald Trump, Kuzey Dakota'ya gitmek üzere havalimanına geldiği sırada kendisini takip eden basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Uluslararası kamuoyunun gözünün üzerinde olduğu İran politikasına değinen Trump, yürütülen nükleer müzakerelerde büyük bir aşama kaydedildiğini öne sürdü. Taraflar arasındaki ilişkilerin diplomatik baskıların ardından farklı bir boyuta evrildiğini ifade eden ABD Başkanı, askeri caydırıcılık mesajları ile diyalog zeminini birlikte yürüttüklerini belirtti.
Geçtiğimiz günlerde yürütülen operasyonlara atıfta bulunan Trump: "İranlı taraf ile mükemmel bir toplantı yaptık. İranlılar uzun bir yol katettiler. Geçen hafta onlara çok sert vurduk. Üç gece boyunca onlara gerçekten çok sert vurdum ama şu an aramız son derece iyi, nükleer silahsızlanma yolunda ilerliyoruz. Bu baskının ardından İran, anlaşma konusunda büyük kazanımlar sağladı" değerlendirmesinde bulundu.
Katar’ın Hediye Ettiği Yeni Başkanlık Uçağı Gündemde
Basın toplantısında Trump'a, Katar tarafından hediye edilen ve yeni 'Air Force One' olarak kullanılacak olan başkanlık uçağının Amerikan vergi mükelleflerine getirdiği mali yük de soruldu. Uçağın modernizasyon sürecini ve kalitesini öven Trump, bütçe tasarrufu yaptıklarını iddia etti.
Uçağın müttefiklik ilişkilerinin bir yansıması olduğunu dile getiren Trump, şu ifadeleri kullandı:
"Katar yapımı yeni Air Force One, şimdiye kadar yapılmış en muhteşem ticari uçak ve onu uçurma ayrıcalığına sahip olduğum için gurur duyuyorum. Ülke bu uçakla büyük gurur duymalı. Eğer bu modernizasyonu farklı bir yöntemle yapsaydık maliyeti çok daha fazla olurdu, buna kıyasla çok az bir maliyeti oldu. Çünkü bu, bizi çok iyi karşılayan bir ülkeden gelen muazzam bir hediyeydi. Onlar Orta Doğu'da bizim müttefiklerimiz. Biz böyle bir uçak inşa edemezdik, gerekli parayı harcamaya istekli olmazdık."
Teknoloji Devi Intel ile Agresif Pazarlık Süreci
Amerikan çip endüstrisini küresel pazarda yeniden lider konuma getirmek istediğini belirten Donald Trump, teknoloji üreticisi Intel ile beyaz saray yönetiminin yaptığı hisse pazarlığının detaylarını paylaştı. Şirketin destek talebiyle kendisine geldiğini aktaran Trump, Amerikan devletinin çıkarlarını korumak adına agresif bir model uyguladıklarını ifade etti.
Görüşmenin perde arkasını anlatan Trump: "Intel’in biraz yardıma ihtiyacı vardı, bana geldiler. Ben de dedim ki: 'Tamam, sizin için bunu yapacağım. Ama şirketinizin yüzde 10’unu Amerika Birleşik Devletleri devletine vereceksiniz.' Şirketin CEO'su o kadar hızlı 'Anlaşma yaptı!' dedi ki, kendi kendime daha fazlasını istemeliydim dedim. Ama bence onlar yine de iyi durumdalar. Görev sürem bittiğinde ABD olarak küresel çip pazarının yüzde 50’sine sahip olabiliriz" diyerek yerli üretimi stratejik olarak destekleyeceklerini vurguladı.
Şahsi Serveti ve Borsadaki Yükseliş Hakkında Konuştu
Finansal beyanlarında ortaya çıkan milyarlarca dolarlık şahsi kazancına ve borsa endekslerindeki hareketliliklere yönelik gelen eleştirileri de yanıtlayan Trump, varlıklarının bağımsız fonlar tarafından yönetildiğini belirtti. Başkanlık görevinden önce de yüksek gelir düzeyine sahip olduğunu ifade eden Trump, ekonomi politikalarının tüm Amerikan halkına kazandırdığını savundu.
Kendi döneminde piyasaların büyüdüğünü söyleyen Trump: "Ben işlerin o kısmına karışmam. Benim paramı yöneten bağımsız fonlarımız var. Ama dürüst olmak gerekirse, ben başkan olmadan önce de zaten çok para kazanıyordum. Borsa yükseldiği için kâr elde ediyorum, bu doğru. Çok param olduğu için kâr elde ediyorum. Ama sadece ben değil, hepimiz kâr elde ediyoruz. Sizin emeklilik hesabınız benim sayemde yüzde 85 yükseldi" diyerek ekonomik göstergelerdeki başarıyı sahiplendi.
