AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ve üye ülkelerin dışişleri bakanlarına iletilen mektupta, İsrail’in Filistin ve Lübnan’daki faaliyetlerinin uluslararası hukuku ağır biçimde ihlal ettiği vurgulandı.
İnsan Hakları İhlalleri ve Hukuki Yükümlülükler
Mektupta, AB’nin Haziran 2025’te İsrail’in Ortaklık Anlaşması’nın 2. maddesini ihlal ettiğini tespit ettiği hatırlatıldı. Söz konusu maddenin, insan hakları ve demokratik ilkeleri anlaşmanın temel unsuru saydığına dikkat çekilen metinde, İsrail parlamentosunun kabul ettiği idam cezası düzenlemesinin yaşam hakkına aykırı olduğu belirtildi.
Batı Şeria’da hız kazanan ilhak politikaları, genişletilen hareket kısıtlamaları ve artan yerleşimci şiddeti, mektubun odağındaki diğer başlıklar oldu. BM verilerine atıfta bulunan kuruluşlar, binlerce Filistinlinin yargılama olmaksızın idari tutuklulukla cezaevlerinde tutulduğunu, bu süreçte çocukların da mağdur edildiğini ve Uluslararası Kızılhaç Komitesinin gözaltı merkezlerine erişiminin engellendiğini ifade etti.
Somut Adımlar ve Silah Ambargosu Talebi
Gazze Şeridi’ndeki insani krizin derinleştiği ve İsrail’in Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından alınan bağlayıcı tedbirlere uymadığı kaydedilen mektupta, AB’nin artık söylemden öteye geçmesi gerektiği savunuldu. Kuruluşlar, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın askıya alınması, yasa dışı yerleşimlerle ticaretin yasaklanması ve İsrail’e yönelik tüm silah ve mühimmat transferlerinin derhal durdurulması çağrısında bulundu.
AB Konseyi’nde anlaşmanın ticari hükümlerini askıya almak için gerekli nitelikli çoğunluğun sağlanamamış olmasının eleştirildiği mektupta, bu durumun anlaşmadaki insan hakları maddesini işlevsiz kıldığı belirtildi. 15 uluslararası ve 49 yerel kuruluşun imzaladığı metinde, bu taleplerin siyasi bir tercihten ziyade, uluslararası hukuktan doğan hukuki bir yükümlülük olduğunun altı çizildi.
