Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından Ankara’da düzenlenen “61. Ulusal Psikiyatri Kongresi” kapsamında, Gazze ve savaş sürecinin toplumsal ruh sağlığına etkileri ele alındı.
Dernekten yapılan açıklamaya göre, bir otelde gerçekleştirilen kongrenin ana teması “Bireyden Topluma Koruyucu Ruh Sağlığı ve Eşit, Ulaşılabilir Tedavi” olarak belirlendi.
Kongrede, “Ruh sağlığı için neler yapılmalı”, “psikiyatri ilaçlarına erişim sorunları”, “manevi danışmanlık”, “toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılık”, “toplumsal şiddet”, “suça sürüklenen çocuklar” ve “Gazze ve savaş süreci” gibi konular masaya yatırıldı.
“İki yılda 1700’ün üzerinde sağlık çalışanı öldürüldü”
TPD Genel Başkanı Prof. Dr. Serap Erdoğan Taycan, savaşların halk sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirterek, Gazze’de yaşanan yıkımın sağlık sistemini hedef aldığını söyledi.
Taycan, “İki yılda 1700’ün üzerinde sağlık çalışanı öldürüldü. Türkiye-Filistin Dostluk Hastanesi’nin de aralarında bulunduğu çok sayıda hastane çalışamaz hale geldi. Buna rağmen uluslararası hukuk kurallarının uygulanmadığını, 21. yüzyılda tüm dünyanın tanıklığında soykırımların engellenemediğini görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Savaş, insanlığın ortak hafızasında kalıcı izler bıraktı”
Savaş ve yıkım görüntülerinin dünyanın her yerinde derin ruhsal etkiler yarattığını vurgulayan Taycan, Gazze, Batı Şeria, Yemen, Lübnan ve Ukrayna gibi bölgelerde süren çatışmaların insanlığın ortak hafızasında kalıcı izler bıraktığını ifade etti.
Taycan, ruhsal iyilik halinin ancak insani değerler ve dayanışma bilinciyle korunabileceğini belirterek, dernek olarak bu bilinç ve sorumluluğu taşımaya devam edeceklerini dile getirdi.
“Ruh sağlığı evrensel bir insan hakkıdır”
Kongre Başkanı Prof. Dr. Nalan Kalkan Oğuzhanoğlu, etkinlikte 1400’ü aşkın katılımcı, 149 oturum ve 406 konuşmacının yer aldığını bildirdi.
Oğuzhanoğlu, aralarında İtalya, Almanya ve Yunanistan’dan uzmanların da bulunduğu konuk konuşmacıların deneyimlerini paylaştığını belirtti.
TPD İkinci Başkanı Prof. Dr. Ejder Akgün Yıldırım ise ruh sağlığının evrensel bir insan hakkı olduğunu vurgulayarak, “Temel insan haklarına erişemeyen, güvensiz koşullarda yaşayan bireylerde sağlıklı bir ruhsal gelişim mümkün değildir.” dedi.
Yıldırım, çocuk işçiliği, kadın cinayetleri ve kimliğinden dolayı sağlık hizmetine erişememe gibi durumların ruh sağlığı açısından kabul edilemez olduğunu belirtti.
Ruh sağlığı hizmetlerinin hak temelli biçimde düzenlenmesi gerektiğini vurgulayan Yıldırım, TPD’nin 2022’de Meclis’e sunduğu yasa teklifinin bu anlayışla hazırlandığını kaydetti.
Kongre 26 Ekim’de sona erecek.


