Von der Leyen, dış politikada yaşanan tıkanıklıkların aşılması için artık "oybirliği" yerine nitelikli çoğunluk oylaması usulüne geçilmesi gerektiğini vurguladı.
Orta Doğu’daki gelişmeler ve enerji krizini ele almak üzere Komisyon üyeleriyle bir araya gelen von der Leyen, toplantı sonrası yaptığı açıklamada Macaristan’daki seçim sonuçlarını değerlendirdi. Seçimi kazanan Peter Magyar’ı tebrik eden von der Leyen, ülkenin yeniden Avrupa değerlerine yönelmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
"Sistemik Tıkanıklıkları Önlemeliyiz"
Macaristan’ın Avrupa yoluna geri dönmesini büyük bir fırsat olarak niteleyen von der Leyen, geçmişteki krizlerden ders çıkarılması gerektiğini belirtti. Komisyon Başkanı, "Geçmişte gördüğümüz sistemik tıkanıklıkları önlemek için dış politikada nitelikli çoğunluk oylamasına geçmenin elzem olduğunu düşünüyorum. Mevcut siyasi ivmeyi bu reformu gerçekleştirmek için kullanmalıyız," ifadelerini kullandı.
Magyar hükümetine duyulan güvene ilişkin soruları da yanıtlayan von der Leyen, yeni yönetimin göreve başlamasını beklediklerini ifade ederek şunları söyledi: "Peter Magyar'ın kampanya sürecindeki söylemleri, net bir şekilde Avrupa yanlısı bir tutum sergilediğini gösteriyor. Kendisinin ve yeni hükümetin, ortak hedeflerimiz doğrultusunda bizimle yakın iş birliği içinde olacağına dair taahhüdü oldukça açık."
AB Fonları ve Reform Süreci
Haberin odak noktalarından biri de Viktor Orban döneminde askıya alınan mali yardımlar oldu. Von der Leyen, dondurulan AB fonlarının serbest bırakılması için Macaristan’ın gerekli reformları hayata geçirmesi gerektiğini ve bu süreçte Budapeşte ile yakın bir çalışma yürüteceklerini kaydetti.
Mevcut sistemde dış politika kararlarının oybirliğiyle alınması, Macaristan'a tek başına kritik kararları veto etme gücü tanıyordu. Özellikle Aralık 2023'te Ukrayna ile üyelik müzakerelerinin başlatılması kararı, ancak Orban’ın salonu terk etmesiyle mümkün olabilmiş; bu olay AB tarihindeki en büyük diplomatik tıkanıklık örneklerinden biri olarak kayda geçmişti.

