Türkiye'de ve dünyada akciğer kanserine bağlı vakalarda sigara içmeyenlerin oranı artarken, uzmanlar çevresel faktörlerin etkisinin her geçen yıl güçlendiğine dikkat çekiyor. Bilimsel çalışmalara göre büyükşehirlerde yaşayan bireylerde akciğer kanseri olasılığı kırsal bölgelere göre yüzde 20 ila 40 daha yüksek. Bu artışın temel nedenleri arasında hava kirliliği, PM2,5 maruziyeti, radon gazı ve ev içi yakıt kullanımı yer alıyor.
PM2,5 Seviyeleri Artıyor: Risk Her 10 µg'de Yüzde 15–22 Yükseliyor
Türk Tıbbi Onkoloji Derneği Üyesi ve Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Şahin Laçin, akciğer kanserinin dünyada en sık görülen kanser türlerinden biri olduğunu belirterek her yıl Türkiye'de yaklaşık 45 bin yeni vaka tespit edildiğini söyledi.

Laçin, çapı 2,5 mikrometreden küçük partiküller (PM2,5)'in akciğerlerin en uç noktalarına ulaşabildiğini, hatta kana karışabildiğini vurgulayarak şu bilgileri aktardı:
'PM2,5 düzeyinde metreküpte her 10 mikrogram artış, akciğer kanseri riskini yüzde 15 ila 22 artırıyor. Trafik egzozu, sanayi emisyonları ve kömür yakımı bu partiküllerin en yaygın kaynakları.'
Türk Toraks Derneği'nin uzun dönemli analizlerine göre yüksek PM2,5 seviyeleri, KOAH ve akciğer kanserine bağlı ölüm oranlarını da belirgin şekilde artırıyor.
Türkiye'de 81 İlin 66'sında PM2,5 DSÖ Sınırının Üzerinde
Laçin, Hava Kalitesi İzleme Merkezi verilerine göre Türkiye'nin 66 ilinde yıllık PM2,5 ortalamasının Dünya Sağlık Örgütü'nün önerdiği sınırı aştığını söyledi. Özellikle:
- İstanbul
- Ankara
- İzmir
- Bursa
- Kahramanmaraş
gibi metropollerde değerlerin bazı dönemlerde 35–40 µg/m³ seviyelerine kadar çıktığını aktardı:
'Bu değer, DSÖ'nün güvenli sınırının yaklaşık 7–8 katı. Bu durum sadece akciğer kanseri değil; KOAH ve kalp-damar hastalıkları açısından da ciddi bir yük oluşturuyor.'
Laçin, hiç sigara içmemiş bireylerde akciğer kanserinin dünya genelinde yüzde 15–25, Türkiye'de ise yüzde 17–20 oranında görüldüğünü belirterek özellikle büyükşehirlerde yaşayan sigara içmeyen genç kadınlarda bile riskin arttığını söyledi.
Radon Gazı ve Ev İçi Yakıt Kullanımı: Görmezden Gelinen Riskler
Doç. Dr. Laçin, radon gazının tüm akciğer kanserlerinin yüzde 3–14'ünden sorumlu olduğunu hatırlatarak Türkiye'de İç Anadolu ve Doğu Anadolu'da radon seviyelerinin yüksek olduğuna işaret etti.
Evlerde kömür ve odun kullanımının da özellikle kadınlarda riski 2–3 kat artırdığını belirten Laçin, pasif içicilik oranının Türkiye'de yüzde 30'un üzerinde olduğunu kaydetti.
Prof. Dr. Kömürcüoğlu: 'Hava kirliliği artıyor, ulusal politika şart'

Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği Akciğer Kanseri Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Berna Eren Kömürcüoğlu, büyükşehirlerde hava kirliliğinin küresel ısınma ve endüstrileşme nedeniyle giderek yükseldiğini belirterek erken tanı belirtilerine dikkat çekti:
- Geçmeyen veya şekil değiştiren öksürük
- Balgamda kan
- Nefes darlığı
- Halsizlik ve iştahsızlık
- İstemsiz kilo kaybı
- Boyun veya göğüs duvarında şişlik
Kömürcüoğlu, akciğer kanseriyle mücadelede ulusal politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı:
'Sağlık sektörü koruyucu ve uyarıcı bir rol üstlenerek hava kirliliğini önleyici sosyal politikaların geliştirilmesine katkı sağlamalı.'
Uzmanlardan Çağrı: 'Temiz hava bir lüks değil, temel bir gereklilik'
Uzmanlar, akciğer kanserinin büyük ölçüde önlenebilir olduğunu, bunun için de hava kirliliğiyle etkin mücadele, radon ölçümleri, temiz yakıt kullanımının teşviki ve toplumsal farkındalık çalışmalarının hayati önem taşıdığını belirtiyor.
Kaynak: AA

