UNCTAD, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksamaların küresel ekonomi üzerindeki etkilerine ilişkin uyarıda bulundu. Kuruluş, boğazdaki fiili kapanmanın enerji, ticaret ve finans alanlarında baskıyı hızla artırdığını açıkladı.
Yapılan değerlendirmede, bölgede şubat ayı sonunda artan gerilimin ardından küresel ekonomik koşulların hızla kötüleştiği ve risklerin enerji piyasalarının ötesine geçtiği ifade edildi.
Gemi trafiğinde sert düşüş
Açıklamada, küresel enerji ticareti açısından kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı’nda gemi geçişlerinin ciddi şekilde azaldığı belirtildi. Şubat ayında günlük yaklaşık 130 seviyesinde olan geçişlerin, mart ayında yüzde 95 düşerek 6’ya gerilediği aktarıldı.
Bu durumun, petrol ve doğal gaz arzında aksamalara yol açtığı ve bunun dünya genelinde üretim, ticaret ve tüketim üzerinde doğrudan etkiler oluşturduğu vurgulandı.
Enerji fiyatları ve enflasyon baskısı
Enerji şoklarının küresel ekonomide ana etki kanalı haline geldiğine dikkat çekilen açıklamada, yakıt fiyatlarının şubat sonundan itibaren hızlı şekilde yükseldiği ve yüksek seviyelerde kalmaya devam ettiği ifade edildi.
Artan enerji maliyetlerinin tedarik zincirlerine yansıdığı, üretim ve taşımacılık giderlerini yükselttiği kaydedildi. Ayrıca, aksamaların devam etmesi halinde enerji altyapısında oluşabilecek hasarın fiyatların uzun süre yüksek kalmasına ve enflasyonist baskının artmasına neden olabileceği belirtildi.
Özellikle Orta Doğu enerji kaynaklarına bağımlı bölgeler olan Güney Asya ve Avrupa’nın daha fazla etkilenebileceği ifade edildi.
Ticaret ve büyümede yavaşlama beklentisi
Küresel ticaretin 2026 yılına güçlü bir başlangıç yaptığı ancak yıl ilerledikçe ivme kaybetmesinin beklendiği bildirildi. Buna göre, 2025’te yaklaşık yüzde 4,7 olan küresel mal ticareti büyümesinin, 2026’da yüzde 1,5 ile 2,5 aralığına gerilemesi öngörülüyor.
Küresel ekonomik büyümenin de benzer şekilde yavaşlayacağı, 2025’teki yüzde 2,9 seviyesinden 2026’da yüzde 2,6’ya düşmesinin beklendiği aktarıldı.
Finansal piyasalarda dalgalanma
Artan jeopolitik gerilimlerin yatırımcı davranışlarını da etkilediği belirtilirken, risk algısının yükselmesiyle yatırımcıların daha güvenli varlıklara yöneldiği ifade edildi.
Gelişmekte olan ülkelerin finansal varlıklarında satışların daha belirgin olduğu, bu ülkelerin para birimlerinde değer kaybı yaşandığı kaydedildi. Bu durumun, özellikle yakıt ve gıda gibi ithal ürünlerin maliyetini artırdığına dikkat çekildi.
Küresel riskler büyüyor
UNCTAD değerlendirmesinde, mevcut durumun sürmesi halinde ticaret ve finansal piyasalardaki aksaklıkların derinleşebileceği ve daha geniş çaplı bir kriz riskinin ortaya çıkabileceği vurgulandı.
Küresel ölçekte artan belirsizliklerin, ekonomik öngörüleri zorlaştırdığı ve yatırım ile ticaret üzerinde ek baskı oluşturduğu ifade edildi.
