Türkiye Elektrik İletim AŞ’nin (TEİAŞ) paylaştığı son verilere göre, dün ülke genelinde elektrik üretimi ile tüketim arasındaki fark sınırlı seviyede gerçekleşti.
Türkiye genelinde günlük bazda toplam 1 milyon 57 bin 493 megavatsaat elektrik üretildi. Aynı gün içinde toplam elektrik tüketimi ise 1 milyon 54 bin 6 megavatsaat olarak kaydedildi.
Bu veriler, üretimin tüketimi karşıladığını ve sistemde arz-talep dengesinin korunduğunu ortaya koydu.
Saatlik tüketimde zirve ve dip noktalar
Elektrik tüketiminde gün içindeki dalgalanmalar da dikkat çekti.
Saatlik bazda en yüksek elektrik tüketimi 49 bin 86 megavatsaat ile saat 11.00’de gerçekleşti. Günün en düşük tüketimi ise 35 bin 783 megavatsaat ile saat 04.00’te ölçüldü.
Bu tablo, özellikle sabah saatlerinde başlayan ekonomik ve günlük faaliyetlerin elektrik talebini hızla artırdığını bir kez daha gösterdi.
Üretimde hidroelektrik ilk sırada
Elektrik üretim kaynaklarına bakıldığında, yenilenebilir ve ithal kaynakların dengeli dağılımı öne çıktı.
Toplam üretimde yüzde 24,9 pay ile barajlı hidroelektrik santralleri ilk sırada yer aldı. Bu kaynağı:
Yüzde 19,1 ile ithal kömür santralleri
Yüzde 17 ile rüzgar enerjisi santralleri takip etti.
Bu dağılım, Türkiye’nin enerji üretiminde hem yenilenebilir kaynaklara yönelimini hem de dışa bağımlı kaynakların halen önemli paya sahip olduğunu ortaya koyuyor.
Elektrik ticaretinde ihracat önde
Türkiye, elektrik ticaretinde de aktif bir gün geçirdi.
Dün 8 bin 673 megavatsaat elektrik ihracatı yapılırken, 5 bin 327 megavatsaat elektrik ithalatı gerçekleştirildi.
Bu veriler doğrultusunda Türkiye’nin elektrik ticaretinde net ihracatçı konumda olduğu görüldü.
Enerji dengesi açısından ne anlama geliyor?
Uzmanlara göre üretim ve tüketim arasındaki bu yakın denge, enerji arz güvenliği açısından kritik önem taşıyor. Özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarının payının artması, hem maliyetlerin düşürülmesi hem de çevresel sürdürülebilirlik açısından olumlu değerlendiriliyor.
Öte yandan ithal kömür gibi dışa bağımlı kaynakların payı, Türkiye’nin enerji politikasında çeşitlendirme ihtiyacını da gündemde tutmaya devam ediyor.

