Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, Orta Doğu'daki son gelişmelere ve İran ile devam eden askeri çatışmalara dair yeni açıklamalarda bulundu. ABC News kanalına özel bir mülakat veren ABD Başkanı Donald Trump, bölgedeki mevcut durumu ve Amerikan yönetiminin askeri stratejilerini değerlendirdi. Trump'ın açıklamalarının merkezinde, ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen operasyonlar sonucunda hayatını kaybeden Ali Hamaney sonrası döneme ilişkin beklentiler yer aldı. Trump, Hamaney'in yerine geçecek ismin görev süresi ve yönetimi konusunda Washington'ın beklentilerini net ifadelerle dile getirdi.
"Bizden Onay Almazsa Görevde Kalamaz"
Mülakat sırasında kendisine yöneltilen soruları yanıtlayan Trump, Tahran yönetiminin gelecekteki siyasi yapısına atıfta bulundu. İran içinde seçilecek yeni lider profilinin taşıması gereken şartlara değinen Başkan Trump, bu kişinin Amerika Birleşik Devletleri'nden onay alması gerektiğini iddia etti. Kendi onayları dışında göreve gelecek bir ismin uzun soluklu bir yönetim kuramayacağını savunan Trump, durumu "Bizden onay almazsa uzun süre görevde kalamayacak. Her 10 yılda bir geri dönmek zorunda kalmak istemiyoruz." sözleriyle ifade etti. Amerikan yönetiminin bölgeye yönelik müdahalelerini sürekli tekrarlamak istemediğini belirten lider, daha kalıcı bir yapının oluşması gerektiği mesajını verdi.
Nükleer Silah ve Güvenlik Endişeleri
Trump, mülakatın devamında İran rejiminin gelecekteki kapasitesine yönelik endişelerini de aktardı. İnsanların beş yıl sonra tekrar aynı sorunlarla yüzleşmek zorunda kalmasını istemediğini belirten Trump, daha kötü bir senaryo olarak nitelendirdiği nükleer silah edinme ihtimaline izin verilmeyeceğini vurguladı. Washington yönetiminin, Tahran'ın silah programına yönelik mevcut tutumunu kararlılıkla sürdüreceği bildirildi.
"Orta Doğu'yu Ele Geçirmeyi Planlıyorlardı"
Röportajda İran'ın bölgesel hedeflerine yönelik iddialarda da bulunan Donald Trump, Tahran yönetiminin tüm Orta Doğu coğrafyasını ele geçirme planları yaptığını öne sürdü. Bu genişleme politikasının Amerika Birleşik Devletleri tarafından engellendiğini savunan Trump, mevcut İran askeri gücünü "kağıttan kaplan" benzetmesiyle tanımladı. Trump, "Size söyleyeyim, bir hafta önce kağıttan kaplan değillerdi ve tüm Orta Doğu bölgesine saldıracaklardı." ifadelerini kullanarak, Amerikan müdahalesinin bölgedeki etkisini savundu.
Zenginleştirilmiş Uranyum ve Masadaki Seçenekler
Bölgedeki operasyonların ilerleyen süreçteki kapsamına dair yöneltilen sorular da Trump'ın gündemindeydi. İran'ın elinde bulunan zenginleştirilmiş uranyum stoklarını ele geçirmek amacıyla bölgeye özel kuvvetler gönderilip gönderilmeyeceği yönündeki bir soruya yanıt veren Trump, askeri harekatın sınırlarına dair esnek bir tutum sergiledi. Trump, iddialar karşısında "Her şey masada" yanıtını vererek, uranyum tesislerine yönelik olası askeri adımların Amerikan yönetiminin seçenekleri arasında bulunduğunu teyit etti.
Savaşın Süresi ve Ekonomik Etkileri
Süregelen çatışmaların ne kadar devam edeceği yönündeki soruya da değinen Başkan Trump, bu konuda kesin bir tarih vermekten kaçındı. "Bilmiyorum. Hiçbir zaman tahminde bulunmam." diyen Trump, operasyonların gidişatı hakkında ise kendi açısından olumlu bir tablo çizdi. Hem öldürücülük seviyesi hem de zamanlama açısından planlanan programın önünde olduklarını belirten Trump, sahadaki ilerleyişten bahsetti.
Akaryakıt Piyasasındaki Dalgalanmalar
Mülakatın son bölümünde, devam eden askeri operasyonların ekonomik yansımaları değerlendirildi. Çatışma ortamı nedeniyle küresel ve yerel piyasalarda yükselişe geçen benzin fiyatları konusundaki duruma değinen Trump, bu ekonomik dalgalanmayı "küçük bir aksaklık" olarak nitelendirdi. Fiyat artışlarının büyük bir sorun teşkil etmediğini savunan Trump, "Bence sorun yok. Bu sapmayı yapmak zorunda kaldık." diyerek sözlerini tamamladı.


