ABD Başkanı Donald Trump, İran ile sağlanan yeni mutabakat kapsamında Tahran yönetiminin nükleer silah geliştirmeme konusunda taahhüt verdiğini duyurdu. Trump ayrıca, İran'a 300 milyon dolar ödeme yapıldığı iddialarını "sahte haber" olarak nitelendirerek reddetti.
Nükleer Silah Geliştirilmeyecek
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, İran ile varılan mutabakatın en kritik maddelerinden birinin nükleer silahlanma olduğunu vurguladı. Tahran yönetiminin nükleer silah sahibi olmama konusunda uzlaşmaya vardığını belirten Trump, bu durumun bölgesel güvenlik açısından en temel mesele olduğunu ifade etti.
G7 Zirvesi öncesinde İsviçre'nin Cenevre kentinde Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir araya gelen Trump, görüşmenin ardından gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu. Nükleer silahlanma riskinin bertaraf edilmesini "asıl mesele" olarak tanımlayan Trump, önceki dönemde imzalanan nükleer anlaşmanın ABD'nin çıkarlarıyla örtüşmediğini savundu.
"Obama Dönemi Anlaşmasını Feshetmem Gerekiyordu"
Açıklamalarında geçmişe dönük eleştirilerde de bulunan ABD Başkanı, önceki yönetim döneminde hayata geçirilen nükleer anlaşmanın, İran'ın nükleer silah elde etmesine giden bir yol oluşturduğunu öne sürdü. "Obama'nın imzaladığı anlaşmayı feshetmem çok önemliydi çünkü bu ABD için korkunç bir anlaşmaydı" değerlendirmesinde bulunan Trump, yeni mutabakatın bu riskleri ortadan kaldırdığını savundu.
İddialara Yanıt: 300 Milyon Dolar İddiası Yalanlandı
Diplomatik temasların yoğunlaştığı süreçte ortaya atılan bazı iddialara da sert tepki gösteren Trump, ABD'nin İran'a 300 milyon dolar ödeme yaptığı yönündeki haberleri kesin bir dille yalanladı. Söz konusu iddiaların Demokratlar tarafından kurgulanmış "sahte haberler" olduğunu belirten Trump, yeni süreçte şeffaf bir dış politika izlediklerini ima etti.
Uluslararası kamuoyunun yakından takip ettiği bu nükleer mutabakat süreci, 19 Haziran'da Cenevre'de atılacak resmi imzalarla yeni bir boyuta taşınacak. Bölgesel gerilimin düşürülmesi hedeflenen bu adımın, Ortadoğu politikalarında dengeleri nasıl etkileyeceği önümüzdeki günlerde netleşecek.

