Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump ile Kanada hükümeti arasında Davos Zirvesi'nde başlayan gerilim, somut bir diplomatik yaptırıma dönüştü. Trump, Gazze'deki savaşı sonlandırmak ve bölgeyi yeniden inşa etmek amacıyla oluşturulan 'Barış Kurulu'na Kanada'nın katılımı için yapılan daveti geri çektiğini açıkladı. Karar, iki ülke liderlerinin küresel ekonomi ve uluslararası düzen konusundaki karşılıklı sert açıklamalarının hemen ardından geldi.
Kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden doğrudan Kanada Başbakanı Mark Carney'e hitaben bir mesaj yayımlayan Trump, Kanada'nın bu oluşumda yer almayacağını net bir dille ifade etti. Trump mesajında, 'Sayın Başbakan Carney, bu mektubun, Barış Kurulu'nun, Kanada'nın şimdiye kadar kurulmuş en kapsamlı Liderler Kurulu'na katılma davetini geri çektiğini bildirmek için kullanılması rica olunur. Bu konuya gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederiz' ifadelerine yer verdi.
Davos Zirvesi'nde Başlayan Fikir Ayrılığı
İki lider arasındaki iplerin kopmasına neden olan süreç, İsviçre'nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu'nda (WEF) başladı. Kanada Başbakanı Carney, burada yaptığı konuşmada dünyanın 'bir geçiş değil, kopuş sürecinde' olduğunu savunmuştu. Son 20 yılda yaşanan finansal, sağlıkla ilgili ve jeopolitik krizleri 'aşırı küresel entegrasyonun riskleri' olarak tanımlayan Carney, mevcut uluslararası düzenin işleyişini eleştirdi.
Carney, kurallara dayalı dünya düzeninin kısmen yanlış bir 'hikaye' olduğunu belirterek, 'En güçlü olanların işlerine geldiğinde kendilerini kurallardan muaf tuttuklarını, ticaret kurallarının asimetrik uygulandığını biliyoruz' değerlendirmesinde bulunmuştu. Kanada Başbakanı ayrıca, Dünya Ticaret Örgütü (WTO) ve Birleşmiş Milletler (BM) gibi çok taraflı kurumların tehlike altında olduğuna işaret ederek, 'Kurallar artık sizi korumadığında, kendinizi korumanız gerekir' çıkışını yapmıştı.
Bu sözlerin ardından kürsüye gelen Donald Trump ise Kanada'nın ABD ile olan ilişkileri sayesinde 'bedava' avantajlar elde ettiğini ve bunun için ABD'ye minnettar olması gerektiğini savunarak sert bir yanıt vermişti.
Diplomatik gerilimin perde arkasında mali anlaşmazlıkların da yattığı belirtiliyor. Gazze için oluşturulan Barış Kurulu'na 'daimi üye' olabilmek için ülkelerin 1 milyar dolarlık katkıda bulunması gerektiği iddiaları gündeme gelmişti. Kanada Maliye Bakanı François-Philippe Champagne, 20 Ocak'ta yaptığı açıklamada, söz konusu kurula katılmak için herhangi bir ödeme yapmayacaklarını kesin bir dille belirtmişti. Bu mali restleşme, davetin geri çekilme sürecini hızlandıran etkenlerden biri olarak görülüyor.
Gazze İçin Oluşturulan Barış Kurulu'nun Yapısı
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK), 17 Kasım 2025 tarihli kararıyla desteklediği ve Donald Trump tarafından açıklanan 'Gazze İhtilafını Sona Erdirmek için Kapsamlı Plan', bölgenin geleceği için kritik bir rol oynuyor. Başkanlığını Trump'ın yürüteceği bu yapıda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da kurucu üye olarak davet edilmişti.
Yeni yapılandırmaya göre organizasyon; 'Barış Kurulu', 'Barış Yönetim Kurulu' ve 'Gazze Yönetim Kurulu' olmak üzere üç ana organdan oluşuyor. Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, geçtiğimiz günlerde 20 maddelik planın ikinci aşamasının devreye girdiğini duyurmuştu. Kanada'nın denklemden çıkarılmasıyla kurulun finansman ve yönetim şemasında nasıl bir değişiklik olacağı ise merak konusu.


