Beyaz Saray’da gazetecilere konuşan Trump, iki ülke arasındaki görüşmelerin artık yüz yüze toplantılar yerine telefon üzerinden sürdürüldüğünü söyledi.
“18 saat uçup belge görmeye gerek kalmadı”
Trump, İran’la temasların devam ettiğini belirterek, diplomasi yönteminde değişikliğe gidildiğini ifade etti.
ABD Başkanı, “Artık her seferinde bir belge görmek için 18 saatlik uçuşlar yapmıyoruz. Görüşmeleri telefonla yürütüyoruz” dedi.
Bu açıklama, Washington ile Tahran hattında doğrudan veya dolaylı iletişim kanallarının açık tutulduğuna işaret ederken, sürecin daha esnek ancak kritik bir aşamada ilerlediği şeklinde yorumlandı.
Trump: Yüz yüze görüşmeleri tercih ederim
Trump, telefon diplomasisinin sürdüğünü belirtse de, kişisel olarak yüz yüze görüşmelerin daha etkili olduğunu vurguladı. Ancak olası bir anlaşmanın temel şartının değişmediğini belirten Trump, İran’ın nükleer silah edinme hedeflerinden tamamen vazgeçmesi gerektiğini yineledi.
Nükleer program ana gündem maddesi
Trump yönetimi, İran’la yürütülen tüm temaslarda önceliğin nükleer silah kapasitesinin tamamen engellenmesi olduğunu savunuyor. Washington, Tahran’ın nükleer faaliyetlerine ilişkin güvenlik garantileri olmadan kapsamlı bir anlaşmaya yanaşmayacağı mesajını vermeyi sürdürüyor.
Ateşkes sonrası süreç tıkandı
ABD ile İran arasında 8 Nisan’da varılan ateşkes anlaşmasının ardından Pakistan arabuluculuğunda gerçekleştirilen görüşmelerden sonuç çıkmaması, bölgedeki tansiyonu yeniden yükseltmişti.
Bunun ardından Trump yönetimi, 13 Nisan’da İran’a yönelik deniz ablukası kararı alarak Hürmüz Boğazı’ndaki İran bağlantılı gemilere yönelik müdahaleleri artırmıştı.
Deniz ablukası ve karşılıklı müdahaleler
ABD’nin Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nda İran’a ait bazı ticari gemilere operasyon düzenlemesi, bölgede gerilimi daha da artırdı.
İran ise buna karşılık, Hürmüz Boğazı yakınlarında İsrail bağlantılı olduğu öne sürülen bazı gemilere müdahale ederek el koydu.
Küresel piyasalar da gelişmeleri izliyor
ABD-İran hattındaki gelişmeler yalnızca diplomatik açıdan değil, enerji güvenliği ve küresel ticaret açısından da yakından takip ediliyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki riskler, petrol ve doğal gaz fiyatlarında dalgalanmaya neden olurken, piyasalarda belirsizlik yaratıyor.
Diplomasi mi, yeni gerilim mi?
Telefon diplomasisinin sürmesi, taraflar arasında tamamen kopmamış bir müzakere zemini olduğunu gösterse de, sahadaki askeri ve ekonomik baskı unsurları sürecin kırılganlığını koruduğunu ortaya koyuyor.
