ABD hisse senedi piyasaları, Ekim ayından bu yana gördüğü en sert düşüşün ardından Çarşamba günü güçlü bir toparlanma sürecine girdi. Piyasalardaki bu ani rahatlamanın temelinde, Başkan Donald Trump'ın uzun süredir ilgi duyduğu Grönland konusunda bir anlaşma çerçevesine ulaşıldığını duyurması yatıyor. Trump'ın, Avrupa ülkelerine yönelik tehdit ettiği gümrük vergilerini uygulamayacağını açıklaması, yatırımcıların endişelerini hızla dindirdi.
'Buz Parçası' İçin Uzlaşma Sinyali
Trump'ın Grönland ile ilgili yaptığı açıklama, küresel piyasalarda tansiyonu anında düşürdü. Başkan, Grönland için varılan taslağın hayata geçmesi durumunda bunun 'Amerika Birleşik Devletleri ve Kuzey Atlantik'teki müttefikleri için harika olacağını' belirtti. Daha önce sert söylemlerle gündeme gelen Trump, iş dünyası ve hükümet liderlerine, 'o buz parçasını' almak için askeri güç kullanmayacağı güvencesini vererek retoriğini yumuşattı.
Bu diplomatik yumuşama, S&P 500 endeksinin yüzde 1,2 oranında değer kazanmasını sağladı. Endeks, bir gün önceki yüzde 2,1'lik kaybın yarısından fazlasını geri alarak, ay başında kırdığı tüm zamanların en yüksek seviyesine yeniden yaklaştı. Benzer şekilde Dow Jones Sanayi Endeksi 588 puanlık artışla yüzde 1,2 yükselirken, teknoloji ağırlıklı Nasdaq da aynı oranda prim yaptı.
Piyasalar Trump'ın 'Tehdit ve Geri Çekilme' Stratejisine Alışıyor
Trump'ın finansal piyasaları sarsan büyük tehditler savurup, ardından daha ılımlı anlaşmalara imza atması yatırımcılar için tanıdık bir senaryo haline geldi. Piyasa oyuncuları arasında bu durum, Trump'ın piyasalar sert tepki verdiğinde geri adım attığını öne süren 'TACO' (Trump Always Chickens Out) kısaltmasıyla anılıyor. Ancak madalyonun diğer yüzünde, Trump'ın 'Kurtuluş Günü' vergileri gibi başlangıçta imkansız görünen hamlelerle dünyanın büyük ekonomilerini masaya oturttuğu gerçeği de bulunuyor.
Başkan Trump, Salı günü yaşanan borsa satışlarının kendi Grönland politikalarından kaynaklandığını kabul etse de, ikinci döneminin ilk yılında piyasaların gösterdiği performansa kıyasla bu düşüşü 'devede kulak' olarak nitelendirdi ve yükselişin süreceğini iddia etti.
Şirket Bilançoları ve Tahvil Piyasasında Son Durum
Borsadaki yükselişe sadece jeopolitik gelişmeler değil, şirketlerden gelen güçlü finansal sonuçlar da destek verdi. Petrol sahası hizmetleri devi Halliburton, analist beklentilerini aşan kâr açıklamasıyla yüzde 4,1 değer kazandı. Benzer şekilde United Airlines, 2025'in son çeyreğinde beklentilerin üzerinde kâr bildirmesi ve CEO Scott Kirby'nin 2026 yılı gelir ivmesine dair olumlu mesajlarıyla yüzde 2,2 yükseldi.
Ancak her şirket günü yükselişle tamamlayamadı. Netflix, beklentilerin üzerinde kâr açıklamasına rağmen, abone büyümesindeki yavaşlama ve düşük kâr öngörüsü nedeniyle yüzde 2,2 değer kaybetti. Gıda devi Kraft Heinz ise en büyük hissedarı Berkshire Hathaway'in 325 milyon dolarlık hissesini satabileceği uyarısı üzerine yüzde 5,7 oranında sert bir düşüş yaşadı. Warren Buffett'ın şirketin bölünme planından duyduğu hayal kırıklığı, hisse üzerindeki baskıyı artırdı.
Küresel Piyasalar ve Japonya Etkisi
ABD tahvil piyasasında da sakinleşme gözlemlendi. 10 yıllık Hazine tahvili faizi, Trump'ın Danimarka, Almanya ve diğer Avrupa ülkelerine yönelik yüzde 10 ek vergi tehdidini geri çekmesiyle yüzde 4,30 seviyesinden yüzde 4,25'e geriledi.
Yatırımcılar ayrıca Japonya'dan gelen haberleri de yakından takip etti. Japonya Başbakanı Sanae Takaichi'nin 8 Şubat için erken seçim çağrısı yapması, ülke tahvillerinde rekor seviyeleri test ettirmişti. Ancak Çarşamba günü Japonya devlet tahvillerindeki faizlerin yüzde 4,22'den yüzde 4,05'e gerilemesi, küresel piyasalardaki stresin azalmasına yardımcı oldu. Piyasalar, kamuoyu desteği yüksek olan Takaichi'nin vergileri düşürüp harcamaları artırarak ülkenin borç yükünü daha da yükseltebileceğini fiyatlıyor.



