Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde tarihi ve gergin bir oturuma sahne oldu. 'Asrın felaketi'nin yıl dönümünde düzenlenen özel görüşmelerde, muhalefet sıralarından yükselen uyarılar meclis tutanaklarına damga vurdu. CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, kürsüden yaptığı konuşmada yaklaşan İstanbul depremi tehlikesine dikkat çekerek, olası bir felaketin sonuçlarının tahmin edilenden çok daha ağır olacağını savundu.
'Gerçekleri Konuşun Artık: İstanbul Yıkılacak'
Genel Kurul'da söz alan Ali Mahir Başarır, deprem gerçeğinin siyaset üstü bir beka sorunu olduğuna işaret etti. Meclis arşivlerinde yer alan ancak uygulamaya geçirilmeyen raporlara tepki gösteren Başarır, yaklaşan tehlikenin boyutlarını çok sert ifadelerle dile getirdi. 'Aklımızı başımıza alalım' çağrısı yapan Başarır, kapıdaki büyük tehlikeyi şu sözlerle anlattı:
'Kapımızda maalesef ki bir İstanbul depremi tehlikesi var. Allah korusun, 20 yıl bu ülke kendine gelemez. Belki 1 milyon insanımız ölür. Gerçekleri konuşun artık. İstanbul yıkılacak belki. Bırakın o yaptı, bu yaptı demeyi. Biz yapalım, biz çözelim.'
Deprem Vergileri ve İmar Affı Tartışması
Konuşmasında ekonomik verilere ve toplanan vergilere de değinen Başarır, 1999 Marmara Depremi'nden bu yana toplanan paraların akıbetini sorguladı. 41 milyar dolar deprem vergisi toplandığını iddia eden CHP'li vekil, bu bütçeyle bölgenin tüm konut sorununun çözülebileceğini ve can kayıplarının önlenebileceğini belirtti.
Başarır'ın hedefinde imar affı uygulamaları da vardı. Hükümeti, denetimsiz binalara ruhsat vermekle suçlayan Başarır, '26 milyar dolar da imar affından toplamışsınız. O imar affı verdiğiniz binalardan bir tanesinin sağlam raporunu aldınız mı? İnternetten maketlere imar affı verdiniz' ifadelerini kullandı. Meclis'te kurulan araştırma komisyonlarının raporlar hazırladığını, kentsel dönüşüm ve sağlam beton uyarıları yaptığını ancak bu raporların raflarda unutulduğunu vurguladı.
'Sadece Binalar Değil, Sosyal Devlet de Çöktü'
Özel görüşmelerde söz alan bir diğer isim ise CHP İstanbul Milletvekili Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu oldu. Depremin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen yaraların tam olarak sarılamadığını belirten Yanıkömeroğlu, sürecin yönetim şeklini eleştirdi. Yanıkömeroğlu, 'Bu süreçte sadece binaların değil, iktidarın, sosyal devlet olma iddiasının da çöktüğüne şahit olduk' değerlendirmesinde bulundu.
Can Atalay'ın Raporu Meclis Kürsüsünde
Yanıkömeroğlu konuşmasında, Gezi Parkı davası hükümlüsü olan ve milletvekilliği düşürülen Can Atalay'a da parantez açtı. Atalay'ın cezaevinde bulunduğu süreçte deprem bölgesindeki sorunlara ilişkin titiz bir rapor hazırladığını belirten Yanıkömeroğlu, elindeki dosyayı genel kurula gösterdi. Bu raporun sadece Hatay'ın değil, tüm afet bölgesinin ortak sorunlarını içerdiğini savunan milletvekili, iktidar temsilcilerinin bu çalışmayı satır satır okuması gerektiği çağrısında bulundu. Görüşmelerde ayrıca depremin ilk günlerinde asker ve güvenlik güçlerinin sahaya çıkış zamanlamasıyla ilgili tartışmalar da yeniden gündeme geldi.



