"Yıldız Savaşları Günü" olan 4 Mayıs’ta duyurulan bu keşif, evrendeki çoklu yıldız sistemlerinin sanılandan daha yaygın olabileceğini kanıtlıyor.
Araştırmacılar, Geçiş Halindeki Öte Gezegen Araştırma Uydusu (TESS) verilerini analiz ederek, birbirinin etrafında dönen ve birbirini örten çift yıldız sistemlerini inceledi. Bu sistemlerdeki ışık değişimlerini ve yerçekimsel etkileri takip eden bilim insanları, gezegenlerin varlığına işaret eden güçlü kanıtlara ulaştı.
Apsidal İlerleme Yöntemiyle Gelen Keşif
Çalışmada, apsidal ilerleme olarak bilinen ve yıldızların yörüngelerindeki hassas salınımları temel alan özel bir yöntem kullanıldı. Tutulma yapan ikili yıldız sistemlerindeki bu mikroskobik oynamalar, görünmeyen bir kütlenin yani bir gezegenin çekim kuvvetini ele verdi.
Keşfedilen bu 27 aday gezegenin, Dünya’dan yaklaşık 650 ile 18 bin ışık yılı uzaklıkta olduğu saptandı. Uzmanlar, bu sistemlerin her birinin gökyüzünde iki farklı güneşe sahip olduğunu belirterek, evrendeki gezegen oluşum süreçlerinin karmaşıklığına dikkat çekti.
Dev Boyutlardaki Yeni Dünyalar
Elde edilen veriler, söz konusu potansiyel gezegenlerin oldukça devasa boyutlarda olduğunu gösteriyor. Yapılan hesaplamalara göre bu gök cisimlerinin büyüklükleri, Neptün ile Jüpiter’in 10 katı arasında değişen bir yelpazeye yayılıyor.
Bulguları "Monthly Notices of the Royal Astronomical Society" dergisinde yayımlanan bu araştırma, sadece bilim kurgu meraklılarını heyecanlandırmakla kalmadı; aynı zamanda galaksimizdeki devasa gaz devlerinin çift yıldız sistemlerinde nasıl barınabildiğine dair yeni tartışmalar başlattı. Astronomlar, TESS uydusundan gelecek yeni verilerle bu adayların kesinlik kazanmasını bekliyor.

