Karabük'ün UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve Osmanlı mimarisini günümüze taşıyan ilçesi Safranbolu, ilginç bir yapıya ev sahipliği yapıyor. İlçenin tarihi dokusu içerisinde, bir dere yatağının üzerine inşa edilen Lütfiye Camisi, hem sıra dışı mimari konumu hem de halk arasında dilden dile dolaşan hikayesiyle dikkatleri üzerine çekiyor. 'Kaçak Cami' olarak da bilinen bu tarihi ibadethane, kentin en çok ziyaret edilen noktalarından biri olma özelliğini taşıyor.
Zorlu Hac Yolculuğu ve Bir Adak
Caminin inşa süreci, 19. yüzyılın sonlarına dayanıyor. Akçasu Mahallesi'nde bulunan yapının temelleri, ilçe sakinlerinden Muslubeyoğlu Hacı Hüseyin Hüsnü Efendi tarafından atıldı. 1880'li yıllarda hac vazifesini yerine getirmek üzere kutsal topraklara giden Hüsnü Efendi, o dönemin şartlarında oldukça meşakkatli ve uzun süren bir yolculuk geçirdi.
Yolculuğun zorlukları karşısında bir adakta bulunan Hüsnü Efendi, sağ salim memleketine ve ailesine kavuşması durumunda bir cami yaptıracağına dair söz verdi. Hac vazifesini tamamlayıp Safranbolu'ya dönmesiyle birlikte, bu dönüşü 'Allah'ın bir lütfu' olarak görerek caminin inşasını başlattı. Moloz taşlardan yapılan ve ahşap örtüyle kaplanan bu yapıya, yaşanan sürecin bir hatırası olarak 'Lütfiye Camisi' adı verildi.
'Kaçak Cami' İsminin İlginç Hikayesi
Resmi adı Lütfiye Camisi olsa da yapı, bölge halkı ve ziyaretçiler arasında daha çok 'Kaçak Cami' ismiyle biliniyor. Bu isimlendirmenin kökeni ise caminin altından geçen su kaynağına dayanıyor. Caminin inşa edildiği dönemde, yapının hemen yanındaki çeşmeye ve altından geçen dere yatağına gelen su, özellikle kurak geçen yaz aylarında kaynağının kuruması nedeniyle kesiliyordu.
Halk arasında suyun kesilmesi durumu 'suyun kaçması' olarak adlandırıldı. Zamanla bu su kaynağına 'kaçak suyu', suyun aktığı çeşmeye 'kaçak çeşmesi', caminin bulunduğu bölgeye ise 'kaçak semti' denilmeye başlandı. Cami de bu semtte ve suyun üzerine inşa edildiği için halk dilinde 'Kaçak Cami' olarak anılmaya başlandı ve bu isim günümüze kadar ulaştı.
Ahşap Mimari ve Turizm Potansiyeli
Akçasu Deresi üzerine kurulan cami, mimari özellikleriyle de bölgedeki diğer yapılardan ayrılıyor. Tavanı, ahşap korkuluklu mahfili ve ahşap minaresi ile büyük ölçüde özgünlüğünü koruyan yapı, estetik bir görüntü sunuyor. Altından akan su sesi eşliğinde ibadet imkanı sunan cami, huzurlu atmosferiyle ziyaretçilerini karşılıyor.
Safranbolu Müftüsü Aydın Bostancı, caminin ilçeye gelen turistler için önemli bir durak noktası olduğunu vurguluyor. Yapının altından su akan enteresan bir mimariye sahip olduğunu belirten Bostancı, misafirlerin bu yapıyı mutlaka ziyaret ettiğini ve yapının kentin simgelerinden biri haline geldiğini ifade ediyor. Tarihi mirasın korunması gerektiğine dikkat çeken yetkililer, ecdat yadigarı bu eserin gelecek nesillere aktarılmasının önemine işaret ediyor.


