Fenerbahçe Kulüp Başkanı Sadettin Saran'ın, yürütülen uyuşturucu soruşturması kapsamında adliyede verdiği 3 saatlik savcılık ifadesi gün yüzüne çıktı. Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Saran'ın ifadesinde; Ela Rümeysa Cebeci ile olan diyalogları, dijital materyallerden elde edilen ses kayıtları ve ev aramalarında ele geçirilen maddelere dair verdiği yanıtlar yer alıyor. Saran, ifadesinde suçlamaları reddederken, bahsi geçen diyalogların birer metafor ve şakadan ibaret olduğunu savundu.
Mesajlardaki 'Escobar' ve 'Bahçeden Topla' İfadelerine Şaka Savunması
İfadesine yaklaşık üç yıl önce sosyal medya üzerinden tanıştığı Ela Rümeysa Cebeci ile olan iletişimini anlatarak başlayan Saran'a, aralarında geçen mesajlaşmalar soruldu. Dosyada yer alan mesajlarda geçen 'Sen de var mı ondan?' ve 'Asos'a gitcem' ifadelerine karşılık Cebeci'nin 'Ben Escobar mıyım?' yanıtını verdiği görüldü. Saran, bu yazışmaların 17-18 ay öncesine ait olduğunu ve daha önce izledikleri bir film üzerine aralarında yaptıkları bir espri olduğunu ileri sürdü. Uyuşturucu yetiştirmek ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını belirten Saran, mesaj içeriklerinin doğru olduğunu ancak bunların sadece şaka amaçlı gerçekleştirildiğini savundu.
'Kafam Güzel' Mesajı ve Evde Bulunan Maddelere Dair Açıklamalar
İfadenin devamında ikili arasındaki 'Çok içtik' ve 'Kafam güzel' şeklindeki mesajlar da sorgulandı. Sadettin Saran, söz konusu mesajların Hırvatistan'dan gelen özel bir şarapla ilgili olduğunu ifade etti. Kendisinin sadece yarım kadeh içtiğini, Cebeci'nin ise şarabı tek başına içmesi nedeniyle o mesajı attığını söyledi. Ayrıca o akşam kendisinin puro, Cebeci'nin ise elektronik sigara kullandığını belirtti. Ses kayıtlarında yer alan 'Yavaş yavaş diyorum, ayarında bırak' şeklindeki uyarısının ise Cebeci'nin fevri hareketleri ve iş hayatındaki tutumuyla ilgili olduğunu dile getiren Saran, uyuşturucu kullanımı iddiasını kesin bir dille yalanladı.
Uyuşturucu Kalıntıları İçin Parmak İzi İncelemesi Talebi
Aramalarda ele geçirilen materyaller hakkında da konuşan Saran, İstanbul'daki evinde bulunan bir kavanozda kızının ilaçlarının toz kalıntılarının olabileceğini belirtti. Assos'taki evinde bulunan maddeler için ise evde çalışan hizmetliyle görüştüğünü; bahçedeki sinekleri kovmak amacıyla lavanta, adaçayı ve kahve yakıldığını, bulunanların bu bitkilerin kalıntıları olduğunu iddia etti. Ancak yapılan ilk testlerde bu maddelerde uyuşturucu kalıntısı tespit edildiğinin hatırlatılması üzerine Saran, sonucun kesinleşmesi için kriminal incelemenin beklenmesi gerektiğini söyledi.
Hayattaki tek bağımlılığının spor olduğunu vurgulayan Saran, evinde çok sayıda misafir ağırladığını, özellikle kızının düğününde 400'den fazla kişinin bulunduğunu hatırlattı. Maddelerin evin içerisinde değil bahçede bulunduğunu belirten Saran, bu maddelerin bir başkası tarafından kullanılıp atılmış olabileceğini savundu. Maddeler üzerinde parmak izi incelemesi yapılmasını talep eden Saran, sadece geçmişteki hastalık ve kayıp süreçlerinde kendisine verilen organik sakinleştiricileri kullandığını, bunların içinde de yasa dışı bir madde olduğunu düşünmediğini belirterek üzerine atılı suçlamaları reddetti.


