Kahramanmaraş'ta bulunan Ayser Çalık Ortaokulu'nda gerçekleşen üzücü silahlı saldırının ardından Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), yayıncılık ilkelerinin korunması amacıyla harekete geçti. Kurulun sosyal medya hesabı üzerinden yapılan açıklamada, 6112 sayılı Kanun çerçevesindeki yayın ilkelerine hassasiyetle uyulması gerektiği vurgulanırken, aksi tutum sergileyen kuruluşlara yönelik ivedilikle yasal işlem başlatılacağı bildirildi
YAYIN YASAĞI GETİRİLDİ
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Kahramanmaraş'taki okulda yaşanan silahlı saldırıyla ilgili yayın yasağı getirildiğini bildirdi. RTÜK'ün sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:
Kahramanmaraş 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2026/3569 sayılı kararı doğrultusunda, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Kahramanmaraş'ta meydana gelen olay hakkında yayın yasağı kararı verilmiştir. 6112 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde yayıncı kuruluşların söz konusu mahkeme kararına hassasiyetle riayet etmeleri önemle hatırlatılır.
Travmatik Görüntü ve Bilgi Kirliliğine Kesin Yasak
RTÜK, özellikle öğrencilerin ve ailelerin ruh sağlığını korumak adına medyanın uyması gereken kuralları şu başlıklarla sıraladı: Olay anına ait güvenlik kamerası veya cep telefonu görüntüleri ile her türlü travmatik içeriğin yayınlanması kesinlikle yasaklandı.Mağdurların, öğrencilerin ve ailelerin kimliklerini deşifre edebilecek her türlü kişisel bilgi ve görselden kaçınılması istendi. Mağdur aileleri veya görgü tanıklarıyla sıcak olay anında röportaj yapılmaması talimatı verildi.
Sadece Resmi Açıklamalar Esas Alınacak
Açıklamada, bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi ve toplumda panik havası oluşmaması için yalnızca yetkili makamlarca (Valilik, Emniyet, Bakanlık) yapılan açıklamaların esas alınması gerektiği belirtildi. Sağduyulu bir dil kullanılmasının önemine değinen Üst Kurul, çocukların ruh sağlığını ve toplumsal hassasiyetleri gözetmeyen yayınlar hakkında "yasal yaptırım" sürecinin vakit kaybetmeksizin işletileceğini duyurdu.
RTÜK’ün bu uyarısı, benzeri hassas toplumsal olaylarda medyanın etik sorumluluğunu hatırlatması bakımından büyük önem taşıyor.

