Piyasa verileri yükleniyor...
Rapor: Teknoloji devleri yapay zeka ile 'yeşil aklama' yapıyor!
Yeni bir analiz, teknoloji şirketlerinin enerji tüketen üretken yapay zeka modellerini çevreci gibi göstererek 'yeşil aklama' yaptığını ortaya koydu.
HABERIN DEVAMI

Teknoloji endüstrisinin, yapay zekanın iklim krizini çözmeye yardımcı olabileceği yönündeki iddiaları, yeni yayınlanan kapsamlı bir raporla mercek altına alındı. Analiz, şirketlerin enerji yoğun üretken yapay zeka modellerini, daha geleneksel ve verimli sistemlerle karıştırarak kamuoyunu yanılttığını öne sürüyor.

Hazırlanan yeni bir rapora göre, teknoloji devleri iklim değişikliği ile mücadelede yapay zekanın rolünü abartarak 'yeşil aklama' (greenwashing) taktiklerine başvuruyor. Enerji analisti Ketan Joshi tarafından hazırlanan ve kâr amacı gütmeyen kuruluşlar tarafından desteklenen çalışma, 154 farklı kurumsal ifadeyi inceledi. Araştırma sonucunda, şirketlerin geleneksel yapay zeka ile enerjiye aç üretken yapay zeka (Generative AI) kavramlarını kasıtlı olarak birbirine karıştırdığı tespit edildi.

Raporda, Google'ın Gemini veya Microsoft'un Copilot gibi popüler araçlarının, gezegeni ısıtan emisyonlarda 'maddi, doğrulanabilir ve önemli' bir azalmaya yol açtığına dair tek bir örneğe bile rastlanmadığı belirtildi. Analistler, sektörün bu yaklaşımını 'saptırma taktiği' olarak nitelendiriyor.

Kanıtlanamayan Çevresel Fayda İddiaları

Analize göre, iklimi kurtarma potansiyeline sahip olduğu söylenen yapay zeka türleri genellikle makine öğrenimi (machine learning) tabanlı sistemlerken; sektörün patlayıcı büyümesini sağlayan sohbet robotları ve görüntü oluşturma araçları devasa boyutlarda enerji tüketimi gerçekleştiriyor. Raporun yazarı Joshi, teknoloji şirketlerinin fosil yakıt devlerinin taktiklerini kopyaladığını, devasa emisyonlarını gizlemek için küçük çevresel yatırımları öne çıkardığını vurguladı.

İncelenen çevresel iddiaların büyük bir kısmı, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) raporlarına ve şirketlerin kendi yayınlarına dayanıyor. Ancak analiz, Google ve Microsoft gibi şirketlerin iddialarının çoğunun somut kanıtlardan yoksun olduğunu ortaya koydu. İncelenen yeşil iddiaların sadece %26'sı yayınlanmış akademik araştırmalara atıfta bulunurken, %36'sı hiçbir kanıt sunmadı. Özellikle yapay zekanın 2030 yılına kadar küresel sera gazı emisyonlarını %5-10 oranında azaltabileceği yönündeki yaygın iddianın, bilimsel bir temele değil, bir danışmanlık firmasının blog yazısına ve 'müşteri deneyimlerine' dayandığı belirlendi.

Enerji Tüketimi ve Gelecek Senaryoları

Yapay zeka endüstrisinin büyümesi, veri merkezleri üzerindeki yükü her geçen gün artırıyor. BloombergNEF verilerine göre, veri merkezleri şu anda dünya elektriğinin %1'ini tüketiyor, ancak bu oranın ABD'de 2035 yılına kadar %8,6'ya çıkması bekleniyor. Basit bir metin sorgusunun enerji maliyeti düşük olsa da, video oluşturma ve derinlemesine araştırma gibi karmaşık işlevler, enerji talebini katlayarak artırıyor.

Hugging Face'in yapay zeka ve iklim lideri Sasha Luccioni, tartışmanın nüanslarına dikkat çekerek şunları söyledi: 'Gezegen için nispeten kötü olan yapay zekadan bahsettiğimizde, bu çoğunlukla üretken yapay zeka ve büyük dil modelleridir. Gezegen için 'iyi' olan yapay zeka ise genellikle tahmine dayalı modeller veya eski tip yapay zeka modelleridir.'

Sektör temsilcilerinden Google, emisyon azaltma tahminlerinin bilime dayalı sağlam bir sürece oturtulduğunu savunurken, Microsoft konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçındı. Rapor, büyük bir sorunu (iklim krizi) küçük ve kanıtlanmamış bir çözümle (üretken yapay zeka) ilişkilendirmenin, sınırsız veri merkezi genişlemesinin yarattığı somut zararları gizlemeye hizmet ettiğini vurguluyor.

İlişkili Haber
İklim Sözlüğü, Krizle Mücadelenin Temelini Oluşturuyor

İklim Sözlüğü, Krizle Mücadelenin Temelini Oluşturuyor

Kaynaklar

Bu habere tepkiniz ne?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...