Piyasa verileri yükleniyor...
Prens Andrew'un gözaltına alınması İngiltere kraliyetini sarstı

İngiltere Kralı 3. Charles'ın kardeşi Prens Andrew'un Jeffrey Epstein soruşturması kapsamında gözaltına alınması, kraliyet ailesinde tarihi bir krize neden oldu.

HABERIN DEVAMI

İngiltere Kralı 3. Charles'ın kardeşi gözaltındayken ve polis iki farklı kraliyet mülkünde arama yaparken, İngiltere kraliyet ailesi günlük programına devam etti. Uçları Buckingham Sarayı'nın kapılarına kadar uzanan cinsel istismar iddiaları ülke gündemini meşgul ederken, Kral 3. Charles Londra Moda Haftası'nın ilk gününde ön sırada yer aldı. Aynı saatlerde Kraliçe Camilla bir öğle yemeği konserine katıldı ve Prenses Anne bir hapishaneyi ziyaret etti. Ailenin normal görevlerine devam etme kararı, monarşinin son yüzyılda karşılaştığı en büyük kriz karşısında verdiği bir hayatta kalma mücadelesi olarak nitelendiriliyor. Eski Prens Andrew'un tutuklanması, monarşiye yönelik halk desteğini temelden sarsma tehlikesi taşıyor.

Kral 3. Charles, kardeşinin hüküm giymiş cinsel suçlu Jeffrey Epstein ile olan ilişkisine yönelik polis soruşturmasını destekleyeceğini açıkladı. Latince kral anlamına gelen Rex kelimesinin kısaltmasını kullanarak "Charles R." imzasıyla bir açıklama yayımlayan Kral, ailesinin halka hizmet etmeye devam edeceğini bildirdi.

1936 Yılından Bu Yana Görülen En Büyük Kriz

Kralın 66 yaşındaki kardeşi Andrew Mountbatten-Windsor, soruşturma kapsamında on bir saat boyunca gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakıldı. Bu durum, eski prensin henüz aklanmadığı veya resmen suçlanmadığı anlamına geliyor. Mountbatten-Windsor'un kamu görevini kötüye kullanma şüphesiyle tutuklanması, 8. Edward'ın 1936'da tahttan feragat etmesinden bu yana İngiltere'de yaşanan en büyük monarşi krizi olarak değerlendiriliyor. 1936'daki kriz monarşiye yönelik halk desteğini zayıflatmış ve kurumun toparlanması on beş yıl sürmüştü. Geçmişteki kriz birkaç gün içinde çözülüp Kral'ın kenara çekilmesiyle sonuçlanırken, Jeffrey Epstein soruşturması etrafında şekillenen mevcut durum belirsizliğini koruyor.

Mevcut kriz, ABD Adalet Bakanlığı'nın soruşturmadan elde edilen milyonlarca sayfalık belgeyi kamuoyuyla paylaşmasıyla derinleşti. Belgelerde, Mountbatten-Windsor'un 2010 yılında İngiltere'nin uluslararası ticaret özel elçisi olduğu dönemde, varlıklı bir yatırımcı olan Epstein'e ticari bilgiler gönderdiği iddia ediliyor. Birleşik Krallık genelindeki sekiz farklı polis teşkilatı bu iddiaları araştırdıklarını duyurdu. Sürecin ilerleyen aşamalarında yeni dosyaların ortaya çıkıp çıkmayacağı ise henüz bilinmiyor.

Kraliyet Unvanları ve Taht Sırası Değişebilir

Monarşinin ve ilgili kurumların bu iddialarla nasıl başa çıkacağı konusunda net bir yol haritası bulunmuyor. Saray yönetimi, prens olarak anılma hakkı da dahil olmak üzere tüm unvanlarını elinden alarak eski prens ile arasına mesafe koymaya çalıştı. Öte yandan İngiliz hükümeti, Mountbatten-Windsor'u taht varisliği sıralamasından resmen çıkarmayı değerlendiriyor. Statüsünü kaybetmesine rağmen şu anda tahtın sekizinci varisi konumunda bulunan ismin bu durumu, yalnızca yasal bir düzenlemeyle değiştirilebiliyor.

Halkın tam şeffaflık talep ettiği bir dönemde, mevcut hükümdarın kamusal yaşamdaki figürlerden beklenen hesap verebilirlik yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekiyor. Kamuoyunun desteğini kazanmak için sarayın süreçle ilgili daha fazla açıklama yapması bekleniyor. Eleştirmenler, Jeffrey Epstein ile olan bağlantıların on yılı aşkın süredir bilinmesine rağmen, kurumun yasal baskılara yanıt vermekte yavaş kaldığını savunuyor. Polis soruşturmasının eski prensin ötesine geçerek sarayın neleri, ne zaman bildiğini sorgulaması halinde krizin daha da büyüyeceği öngörülüyor.

İlişkili Haber
Prens Andrew'in gözaltına alınması sonrası Avustralya kararını verdi

Prens Andrew'in gözaltına alınması sonrası Avustralya kararını verdi

Kaynaklar

Bu habere tepkiniz ne?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...