Pentagon’da Genelkurmay Başkanı Dan Caine ile düzenlenen basın toplantısında, ABD’nin "Destansı Öfke Operasyonu" kapsamındaki kararlılığı vurgulandı.
Bakan Hegseth, Başkan Donald Trump’ın talimatıyla Hürmüz Boğazı’nın kontrol altına alındığını belirterek, "İran asla nükleer bomba sahibi olamayacak. Seçim onlara kalmış ancak bu abluka karşısında zaman onların lehine işlemiyor," ifadelerini kullandı. Hegseth, İran'ın deniz trafiğini tehdit etmesi veya mayın döşemesi durumunda tereddüt etmeden "ölümcül güç" kullanılacağını hatırlattı.
Boğaz Trafiği ve El Konulan Gemiler
Genelkurmay Başkanı Dan Caine, ablukanın tavizsiz uygulandığını ve İran topraklarına giriş-çıkış yapan her türlü geminin hedefte olduğunu açıkladı. Caine, ablukayı delmeye çalışan "Touska" adlı gemiye el konulduğunu anımsatarak, İran'ın son dönemde boğazı geçmeye çalışan beş ticari gemiye saldırdığını bildirdi.
Buna rağmen, sivil trafiğin tamamen durmadığını belirten yetkililer, son verilere göre İran dışındaki toplam 34 geminin boğazdan güvenli geçişine izin verildiğini kaydetti. Hegseth, Avrupa ülkelerinin de Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik sorumluluğuna ortak olması gerektiğini savundu.
Gerilimin Arka Planı ve Enerji Krizi
Süreç, 28 Şubat’taki ABD-İsrail ortak operasyonunun ardından İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasıyla başlamıştı. Bu hamle küresel petrol fiyatlarında yüzde 65’lik bir artışa neden oldu. 8 Nisan’daki ateşkes ve Pakistan arabuluculuğundaki görüşmelerden sonuç alınamaması üzerine Başkan Trump, 13 Nisan’da resmi olarak deniz ablukası kararı aldı.
İran, 17 Nisan'da Lübnan ateşketiyle eş zamanlı olarak boğazı şartlı trafiğe açtığını duyursa da ABD'nin ablukayı kaldırmaması üzerine kısıtlamaları yeniden devreye soktu. Karşılıklı gemi alıkoyma operasyonlarıyla tırmanan gerilim, ikinci uçak gemisinin bölgeye intikaliyle birlikte küresel bir boyut kazanmış durumda.
