Dünya ekonomisinin en önemli göstergeleri arasında yer alan mal ticareti, artan jeopolitik gerilimlerin gölgesinde yeniden yavaşlama eğilimine girdi. Özellikle Orta Doğu bölgesinde yaşanan çatışmaların enerji piyasalarında ve navlun ücretlerinde yarattığı dalgalanma, küresel ölçekte üretim maliyetlerini doğrudan artırdı. S&P Global ve JPMorgan tarafından ortaklaşa hazırlanan Küresel PMI verilerine göre, yılın ilk aylarında toparlanma sinyalleri veren küresel ticaret, haziran ayında üst üste ikinci kez daralma bölgesinde yer aldı. Aralarında Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri, Çin, Brezilya ve Rusya'nın da bulunduğu birçok büyük ekonomide ihracat siparişleri aralık ayından bu yana en belirgin düşüşünü kaydetti.
İhracat Siparişlerinde Sert Gerileme
Küresel İmalat PMI Yeni İhracat Sipariş Endeksi'nin haziran ayında 49,4 seviyesine inmesi, uluslararası pazarlardaki daralmayı somut bir şekilde ortaya koydu. Uzmanlar, Orta Doğu merkezli krizin yalnızca petrol fiyatlarını değil, aynı zamanda uluslararası tedarik zinciri ağlarını da baskıladığını belirtiyor. Bölgedeki çatışmaların lojistik ve sigorta giderlerini yukarı çekmesi sonucunda alıcılar yüksek fiyatlara direnç gösterirken, üreticiler yeni sipariş almakta zorluk çekiyor. Gelen veriler, küresel mal ticaretindeki yıllık büyüme temposunun yaklaşık yüzde 8 seviyesinden yüzde 4 bandına gerilediğini gösteriyor.
Artan Maliyetler ve Güvenlik Stoklarındaki Değişim
Yılın ilk çeyreğinde birçok şirket, olası tedarik sıkıntılarına ve fiyat artışlarına karşı önlem almak amacıyla güvenlik stoklarını artırma yoluna gitmişti. Bu durum, yılın ilk aylarında ticari faaliyetleri destekleyen ana unsurlardan biri oldu. Ancak nisan ayında zirveye ulaşan stok birikimi, mayıs ve haziran aylarında yerini yavaşlamaya bıraktı. Stok oluşturma eğiliminin hızla zayıflamasıyla birlikte, küresel ticaret üzerindeki temel desteklerden biri ortadan kalkmış oldu. Piyasa analistleri, stok döngüsünün normalleşmesiyle ticaret hacimlerinin doğrudan tüketici talebine daha duyarlı hale geldiğini ve jeopolitik risklerin ekonomik etkilerinin daha derinden hissedildiğini vurguluyor.
Küresel Ekonomide Kazananlar ve Kaybedenler
Uluslararası ticarette yaşanan bu genel daralmaya rağmen, bazı Asya ülkeleri kendi iç dinamikleriyle pozitif ayrışmayı başardı. Japonya, yerel para birimi yenin zayıf seyrinden aldığı destekle ihracatta son beş yılın en güçlü performanslarından birini sergiledi. Öte yandan Tayvan, küresel çapta artan yapay zeka ve çip talebinin rüzgarıyla ihracat hacmini genişletmeye devam etti. İrlanda ve Pakistan da haziran ayında ihracatını artıran ülkeler arasında yer aldı.
Buna karşılık, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) bölgesi, savaşın ekonomik yansımalarını en ağır hisseden coğrafyalardan biri oldu. Artan enerji maliyetleri ve zayıflayan küresel talep, bölgenin toplam ihracatında son 21 ayın en sert daralmasını beraberinde getirdi. Özellikle Endonezya, büyük ekonomiler arasında ihracat siparişlerinde en hızlı düşüşü kaydeden ülke olarak öne çıktı.
Gümrük tarifelerine ilişkin endişeler yerini giderek jeopolitik belirsizliklere bırakırken, Orta Doğu coğrafyasındaki gelişmeler dünya ekonomisinin yönünü belirlemeye devam ediyor. Çatışmaların seyrine bağlı olarak PMI verileri ve ihracat beklentilerinin önümüzdeki aylarda nasıl şekilleneceği, küresel piyasaların en yakından takip ettiği konuların başında geliyor.

