İran ile ABD arasında yaşanan karşılıklı saldırıların ardından yeniden diplomasi masasına dönülmesi, küresel finans piyasalarında belirsizlik yarattı. Geçtiğimiz hafta Hürmüz Boğazı'nda bir kargo gemisine yönelik saldırı ile tırmanan gerilim, yerini ateşkes arayışlarına bıraktı. Yatırımcılar, Haziran ayının ortasında imzalanan 14 maddelik geçici barış mutabakatının geleceğini sorgularken, piyasalardaki yön arayışı dikkat çekiyor.
Analistler, Orta Doğu’dan gelecek daha olumlu haberlerin piyasalara bir nebze moral verebileceğini ancak kısa vadede büyük değişimler beklenmediğini ifade ediyor. Bölgedeki mevcut durum, özellikle enerji piyasaları üzerinde doğrudan etkili olmaya devam ediyor.
Petrol Fiyatlarında Yükseliş Eğilimi
Barış anlaşmasının geleceğine dair duyulan endişeler, petrol fiyatlarının yeniden yukarı yönlü hareket etmesine neden oldu. Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 0,85 artışla varil başına 72,6 dolara ulaşırken, ABD tipi ham petrol (WTI) yüzde 1'in üzerinde değer kazanarak 70,01 dolar seviyesini aştı. Piyasa oyuncuları, bölgedeki arz güvenliği endişeleri nedeniyle fiyatların yeniden şekillendiğini belirtiyor.
Teknoloji Hisseleri ve Doların Seyri
Asya borsalarındaki dalgalı seyir sadece Orta Doğu gerilimiyle sınırlı kalmıyor. Özellikle yapay zeka ile ilişkili şirketlerin değerlemelerine yönelik yatırımcı endişeleri, teknoloji hisseleri üzerinde baskı oluşturuyor. Micron'un güçlü kazanç tahminleri ve Apple'ın fiyat artışları, sektördeki zorlukları yeniden gündeme taşıdı.
Öte yandan, faiz artışı beklentilerinin güçlenmesiyle dolar endeksi 101,33 seviyesine yaklaşarak bir yıllık zirvesindeki yerini korudu. Güçlü dolar, geleneksel bir güvenli liman olan altını da baskı altına alıyor. Altın, ikinci çeyrekte 2013 yılından bu yana görülen en büyük düşüşe hazırlanıyor.
Piyasalarda Temkinli Bekleyiş
Mart ayından bu yana süregelen gerilim ve ardından gelen ateşkes süreci, piyasaların güvenini tam olarak kazanabilmiş değil. Analistler, Temmuz ayına girilirken "kimsenin tam olarak güvenmediği bir ateşkes" atmosferinin hakim olduğunu vurguluyor. Resmi süreçlerin, nükleer program tartışmaları ve boğazın yeniden ticari geçişlere açılması gibi başlıklarla nasıl şekilleneceği, önümüzdeki günlerin en önemli gündem maddesi olacak.

