The New York Times (NYT) gazetesinin, konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 5 Ocak'ta Kongre'de yapılan gizli oturumda, Venezuela'ya yönelik talepler hakkında milletvekillerini bilgilendirdi.
Rubio'nun, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun alıkonulmasından birkaç dakika sonra Delcy Rodriguez'i aradığı aktarıldı. Görüşmede Rodriguez'in, ülkesinin egemenliğini savunurken aynı zamanda uzlaşmacı bir tutum sergilediği ifade edildi.
ABD'nin Rodriguez'den talepleri
Habere göre Rubio, Küba, Rusya, Çin ve İran'dan gelen casusların ve askeri personelin Venezuela'dan çıkarılmasını talep etti. Buna karşılık, bazı diplomatların ülkede kalmasına izin verilebileceğini belirtti.
Rubio'nun ayrıca, ABD ile petrol ticaretinin yeniden başlatılmasını istediği ve geçici Venezuela yönetiminin ABD'ye karşı düşmanca bir tutum sergilemesini istemediklerini dile getirdiği kaydedildi.
Öte yandan Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Savunma Bakanı Pete Hegseth'in de aralarında bulunduğu üst düzey yetkililer, 5 Ocak'taki gizli oturumda, ABD'nin Venezuela'ya askerî müdahalesi ve bundan sonraki planlara ilişkin Kongre'yi bilgilendirdi ve soruları yanıtladı.
Ne olmuştu?
3 Ocak'ta, Venezuela'nın başkenti Caracas'ta yerel saatle 02.00 sıralarında patlama ve uçak sesleri duyulmuş, Venezuela yönetimi bunun ardından ABD'yi sivil ve askerî tesislere saldırı düzenlemekle suçlamıştı.
ABD Başkanı Donald Trump, Maduro'ya karşı büyük çaplı bir saldırı gerçekleştirildiğini, Maduro ve eşinin ülke dışına çıkarıldığını açıklamıştı. ABD Adalet Bakanı Pam Bondi ise Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında, uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı ve ABD'ye karşı ağır silah bulundurma gibi suçlamalarla ABD'de suç duyurusunda bulunulduğunu duyurmuştu.
Venezuela yönetimi, ABD'nin kınanması için uluslararası topluma çağrı yaparken, bazı ülkeler saldırıyı eleştirmiş, bazı ülkeler ise açıklamalarıyla ABD'ye destek vermişti.

