NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Çekya'nın başkenti Prag'da düzenlenen ortak basın toplantısında küresel güvenlik gündemine dair önemli açıklamalarda bulundu. Çekya Başbakanı Andrej Babis ile kameralar karşısına geçen Rutte, temmuz ayında Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek olan Ankara Zirvesi'ne dikkat çekti. Bu kritik buluşmayı sabırsızlıkla beklediğini dile getiren lider, zirvede özellikle savunma harcamaları konusunun kapsamlı bir şekilde masaya yatırılacağını duyurdu.
Kolektif Savunma ve Üretim Kapasitesi Masada
Ev sahibi ülkenin ortak güvenliğe katkılar sağlayan kararlı bir müttefik olduğunu ifade eden Rutte, Çekya'nın NATO üyeliğini ciddiye aldığını ve kolektif savunmaya tam bağlılık gösterdiğini belirtti. Müttefiklerin geçtiğimiz yıl yapılan zirvede savunmaya daha fazla yatırım yapma, üretimi artırma ve Ukrayna'yı destekleme yönünde tarihi kararlar aldığını hatırlattı.
Bu yıl Ankara'da düzenlenecek zirvenin ana gündem maddelerine değinen Rutte, alınan bu kararların nasıl hayata geçirileceğine odaklanılacağını vurguladı. Halkı güvende tutacak askeri güce ve kaynaklara sahip olmak için harcamaları artırmanın tüm müttefik ülkeler için zorunlu olduğunu aktaran lider, savunma sanayi üretimi kapasitesinin de büyük ölçüde ele alınacağını kaydetti. Rutte, sadece mali kaynaklara sahip olmanın yetmeyeceğini, aynı zamanda üretim kapasitesinin de artırılması gerektiğini ifade etti.
Hürmüz Boğazı İçin Çekya'dan Yeni Güvenlik Teklifi
Basın toplantısında söz alan Başbakan Andrej Babis ise küresel deniz ticaretinin kilit noktalarından olan Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelere dikkat çekti. NATO üyesi ülkelerin liderleriyle bu konu üzerine özel bir video konferans gerçekleştireceklerini açıklayan Babis, Çekya hükümetinin bölgedeki güvenliğin nasıl sağlanacağına dair somut teklifler hazırladığını duyurdu.
Avrupa'nın kendi kendine yeterli bir konuma gelmek zorunda olduğunu vurgulayan Başbakan, boğazda daha önce kimsenin öngöremediği gelişmelerin yaşandığını aktardı. Hazırlanan güvenlik teklifinin detaylarına girmekten şimdilik kaçınan Babis, ülkelerinin sanayi ve teknolojisinin bu krize çözüm sunabileceğine inandığını belirtti. Babis, ortaya koydukları bu somut öneriden müttefiklerin ve ABD Başkanı Donald Trump'ın memnuniyet duyabileceğini sözlerine ekledi.


