Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin ardından basına önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ve Yunanistan ilişkilerine değinen Miçotakis, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile iki ülke arasında yapıcı ve pozitif bir diyalog kurmak amacıyla işbirliğini sürdüreceğini ifade etti. Diplomatik kanalların açık tutulmasının önemine değinen bu açıklamalar, son dönemde ivme kazanan Türk-Yunan ilişkilerinin geleceği açısından diplomatik bir değer taşıyor.
NATO'da sorumluluk paylaşımı ve savunma harcamaları
Zirve sonrasında NATO'nun iç dinamiklerine yönelik vizyonunu paylaşan Yunanistan Başbakanı, İttifak'ın birliğinin ve Avro-Atlantik karakterinin korunması gerektiğine dikkat çekti. Avrupa ülkelerinin NATO içerisinde daha fazla sorumluluk üstlenmesinin zorunlu olduğunu belirten Miçotakis, ABD ile diğer üye ülkeler arasındaki dengenin sağlanabilmesi için savunma sanayisine daha çok kaynak ayrılması gerektiğini vurguladı. ABD'nin önceki başkanlarından Donald Trump'ın savunma harcamalarının artırılması yönündeki yıllardır süregelen çağrılarına hak verdiğini ifade eden Miçotakis, ülkesinin bu konudaki hedeflerini başarıyla aştığını kaydetti. Yunanistan'ın 2026 yılına kadar gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) yüzde 3,5'ini savunmaya ayırdığını hatırlatan Başbakan, ekonomik kriz dönemlerinde dahi bu oranın yüzde 2'nin altına düşmediğine işaret etti.
Türkiye'nin F-35 tedarik süreci hakkında mesajlar
Basın mensuplarının Türkiye'nin Amerika Birleşik Devletleri'nden F-35 savaş uçağı tedarik etme olasılığına yönelik sorularını da yanıtlayan Miçotakis, doğrudan bir eleştiri veya yorum yapmaktan kaçındı. Kendi savunma planlarına odaklandıklarını dile getiren Başbakan, Yunan pilotların 2027 yılında teslim alınması planlanan F-35 uçakları için eğitim sürecine başlayacağını duyurdu. Başka ülkelerin savunma tercihlerini ve stratejik adımlarını değerlendirmenin kendi görevi olmadığını belirten Miçotakis, Amerika Birleşik Devletleri'nin kime savunma sistemi satıp satmayacağına karar verecek merciin Yunanistan olmadığını açıkça ifade etti.
İkili ilişkilerde somut ilerleme vurgusu
Türkiye ve Yunanistan arasındaki ikili ilişkilerin son dönemdeki seyrine de değinen Miçotakis, her zaman verimli ve işlevsel bir diplomatik iletişimden yana olduğunu vurguladı. İki komşu ülke arasında son zamanlarda birçok farklı alanda somut ilerlemeler kaydedildiğinin altını çizen Miçotakis, Türkiye'nin ev sahipliği ve organizasyon yeteneğinden övgüyle bahsetti. Başarılı geçen zirve organizasyonu için Türkiye'yi tebrik eden Başbakan, Türk misafirperverliğini her zaman değerli bulduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yapıcı bir ilişki yönünde ortak çalışmalar yürütmeye kararlı olduğunu yineledi.
Küresel güvenlik ve Orta Doğu'daki gelişmeler
Açıklamalarında küresel güvenlik meselelerine ve Orta Doğu'daki dengelere de değinen Miçotakis, İran ve ABD arasındaki ilişkilere dair sorulan bir soruyu iyimser bir yaklaşımla yanıtladı. Bölgedeki diplomatik ve askeri gerilimin geçmiş aylardaki kriz seviyelerine dönmeyeceğine inandığını belirten Yunan lider, uluslararası ticaretin can damarlarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer serbestisinin korunmasının önemine dikkat çekti. Bu stratejik güzergahın açık kalmasının sadece Yunanistan için değil, tüm Avrupa ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri için de birincil öncelik olduğunu kaydederek uluslararası işbirliği çağrısında bulundu.
