Lübnan, bölgede yeniden tırmanan çatışmaların gölgesinde İsrail ile doğrudan temas sürecine girdi. Cumhurbaşkanı Joseph Aoun’un önerisiyle başlatılan diplomatik girişim, taraflar arasında ateşkesin sağlanması amacıyla gündeme geldi.
ABD’nin arabuluculuğunda yürütülmesi planlanan görüşmeler kapsamında, iki ülkenin temsilcilerinin Washington’da bir araya gelmesi bekleniyor. Ancak Lübnan yönetiminin sahadaki sınırlı etkisi, müzakerelerin seyrine ilişkin soru işaretlerini artırıyor.
Hizbullah faktörü süreci belirliyor
Lübnan’daki en kritik başlık, Hizbullah’ın silahlı varlığı olmaya devam ediyor. Cumhurbaşkanı Aoun, “devletin silah tekeli” yaklaşımını savunsa da, Hizbullah’ın ülke genelinde silahsızlandırılması konusunda somut bir ilerleme sağlanmış değil.
Hizbullah, İsrail’e karşı bir “direniş gücü” olarak konumlandırılırken, ülkedeki farklı kesimler ise grubun varlığının Lübnan’ı çatışmalara sürüklediğini ifade ediyor. Bu durum, ülke içinde derin görüş ayrılıklarına yol açıyor.
Devletin yetki sınırları dikkat çekiyor
Uzmanlara göre Lübnan ordusunun kapasitesi ve toplumsal dengeler, Hizbullah’ı zorla silahsızlandırmayı mümkün kılmıyor. Bu durum, hükümetin müzakere masasında hareket alanını daraltıyor.
Çatışmaların gölgesinde diplomasi
Bölgede daha önce sağlanan ateşkese rağmen İsrail’in hava saldırıları ve Hizbullah’ın misillemeleri devam ediyor. İsrail’in Güney Lübnan’daki bazı bölgelerde varlığını sürdürmesi, gerilimi artıran unsurlar arasında yer alıyor.
Son dönemde artan saldırılar, özellikle sivil kayıplar ve yerinden edilmeler nedeniyle insani durumu daha da ağırlaştırdı. Ülkede yüz binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı.
Bölgesel etkiler derinleşiyor
İran, İsrail ve ABD arasındaki gerilim de Lübnan’daki dengeleri doğrudan etkiliyor. Hizbullah’ın bölgesel bağlantıları, alınacak kararların yalnızca ülke içinde değil, daha geniş bir jeopolitik çerçevede şekillendiğini gösteriyor.
Lübnan’da kırılgan yapı ve toplumsal dengeler
Yaklaşık 5,8 milyon nüfusa sahip Lübnan’da 18 farklı mezhep resmi olarak tanınıyor. Bu yapı, siyasi kararların alınmasını zorlaştırırken, özellikle güvenlik politikalarında uzlaşıyı güçleştiriyor.
Yapılan anketler, toplumun önemli bir bölümünün silahların yalnızca devlet kontrolünde olmasını desteklediğini gösterse de, mezhepsel farklılıklar bu konuda ortak bir tutum oluşmasını engelliyor.
Kalıcı çözüm ihtimali zayıf
Uzmanlar, Lübnan yönetiminin Hizbullah üzerinde sınırlı etkisi nedeniyle müzakerelerde güçlü bir kozunun bulunmadığını belirtiyor. Bu durum, kalıcı bir barış anlaşmasına ulaşılmasını zorlaştırıyor.
Artan saldırılar, yerinden edilen siviller ve ekonomik zorluklar, ülkedeki krizi derinleştiriyor. Birçok Lübnanlı, uzun süredir devam eden belirsizlik ve güvenlik sorunlarıyla yaşamını sürdürüyor.
