ABD merkezli NBC News kanalında yayımlanan “Meet the Press” programına katılan Diaz-Canel, Washington yönetiminin Küba’yı işgal etmesi için hiçbir meşru gerekçesi olmadığını belirtti. Küba lideri, böyle bir senaryonun yalnızca iki ülke arasında değil, bölgesel dengeler açısından da ciddi sonuçlar doğurabileceğine işaret etti.
“Vatan için ölmek, yaşamak demektir”
Diaz-Canel, Küba halkının tarih boyunca dış müdahalelere karşı direndiğini hatırlatarak, ulusal bağımsızlığın her şeyin önünde geldiğini ifade etti. Olası bir askeri müdahale ihtimaline değinen Diaz-Canel, şu ifadeleri kullandı:
Kendimizi savunuruz ve eğer ölmemiz gerekiyorsa ölürüz. Çünkü bizim için vatan, her şeyden önce gelir.
Küba lideri ayrıca, ABD’nin herhangi bir askeri operasyon, sınırlı müdahale ya da siyasi liderlere yönelik girişim için haklı bir zemin oluşturamayacağını düşündüğünü dile getirdi. Diaz-Canel, Küba ulusal marşına atıfta bulunarak, “Vatan için ölmek, aslında yaşamaktır” sözleriyle mesajını güçlendirdi.
ABD-Küba hattında petrol gerilimi
İki ülke arasındaki gerilim yalnızca askeri söylemlerle sınırlı kalmıyor. ABD Başkanı Donald Trump tarafından 30 Ocak’ta imzalanan kararnameyle, Küba’ya petrol sağlayan ülkelerden gelen mallara gümrük vergisi uygulanması öngörülmüştü.
Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamada, söz konusu adımın ABD’nin ulusal güvenlik ve dış politika çıkarlarını koruma amacı taşıdığı savunulmuştu. Ancak Küba yönetimi, bu kararın ekonomik baskıyı artırmaya yönelik bir hamle olduğunu dile getiriyor.
Trump, 1 Şubat’ta Küba ile petrol tedarikine ilişkin görüşmelerin başlatıldığını açıklasa da, Havana yönetimi bu iddiayı resmi olarak yalanladı.
Küba’dan acil önlem paketi
Artan enerji baskısı karşısında Küba hükümeti, dış kaynaklı petrol akışının kesilmesi ihtimaline karşı acil durum planını devreye aldı. Bu kapsamda enerji tasarrufu önlemleri, alternatif tedarik arayışları ve iç üretimi artırmaya yönelik adımların hızlandırıldığı bildirildi.
Uzmanlar tarafından, Küba üzerindeki ekonomik yaptırımların artırılmasının, ülkenin enerji arzı ve günlük yaşam üzerinde doğrudan etkiler yaratabileceği değerlendirilmektedir.
Bölgesel ve küresel etkiler gündemde
Küba ile ABD arasındaki gerilimin tırmanması halinde, bunun yalnızca iki ülkeyi değil, Latin Amerika’daki siyasi ve ekonomik dengeleri de etkileyebileceği ifade ediliyor. Olası bir kriz senaryosunda enerji hatları, ticaret yolları ve diplomatik ilişkilerin yeniden şekillenebileceği belirtiliyor.
