Piyasa verileri yükleniyor...
Kritik 90 gün: İsrail’in tartışmalı idam yasası yürürlüğe mi giriyor?

İsrail'de uzun süredir siyasi tartışmaların merkezinde yer alan ve Filistinli esirlere yönelik idam cezasını öngören yasa tasarısı, hukuk dünyasında büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi.

HABERIN DEVAMI

Filistinli hukukçu Medhat Deeba, yasanın hukuki boyutlarını ve beraberinde getirdiği riskleri değerlendirerek, düzenlemenin doğrudan Filistinlileri hedef alan "ırkçı" bir nitelik taşıdığını vurguladı.

İdam Kararı İçin Oy Birliği Gerekmeyecek

Hukukçu Deeba'nın açıklamalarına göre, bu yeni düzenleme yargı sisteminde radikal ve tartışmalı değişiklikler öngörüyor. Mevcut uygulamaların aksine, bir sanık hakkında idam kararı verilebilmesi için hakimlerin oy birliğiyle karar almasına gerek kalmayacak; üç hakimden ikisinin onayı, yani basit çoğunluk yeterli sayılacak.

Deeba, yasanın yargı bağımsızlığına müdahale ettiğini belirterek şu detaylara dikkat çekti:

  • Savcılık daha hafif bir ceza talep etse veya savunma ile bir anlaşmaya varılsa dahi, hakimlerin idam kararı verme yetkisi korunuyor.

  • Yasa, bir Filistinlinin bir İsrailli Yahudi’yi öldürmesi durumunda doğrudan idam cezasını gündeme getiriyor.

  • İsrail Meclisi'nin yetki alanı tartışmalı olup, Batı Şeria gibi askeri yönetim altındaki bölgelerde bu yasaların uygulanabilirliği hukuki bir karmaşa yaratıyor.

"Yasa Dışı Savaşçılar" Üzerinden Geriye Dönük Uygulama Riski

Yasanın en çok tartışılan yönlerinden biri, normal şartlarda ceza hukukunun temel prensibi olan "yasaların geriye yürümezliği" ilkesi. Normalde yasa çıktıktan sonraki suçları kapsaması gerekirken, kamuoyunda Hamas üyelerinin bu yasa ile yargılanabileceğine dair görüşler zemin kazanıyor.

Medya ve siyaset kulislerinde konuşulan senaryolara göre, cezaevlerinde tutulan pek çok kişi henüz resmi bir suçlamayla itham edilmedikleri ve "yasa dışı savaşçılar" statüsünde tutuldukları için, yasa yürürlüğe girdikten sonra bu kapsamda yargılanmaları hedefleniyor. Deeba, bu durumun hukuki bir kılıf uydurma çabası olduğunu ifade ederek, Yüksek Mahkeme'nin bu denli tartışmalı bir düzenlemeyi onaylama ihtimalinin düşük olduğunu savundu. Ancak sahadaki gerçeğin farklı olduğunu hatırlatan Deeba, yerleşimci şiddetinin cezasız kaldığı bir ortamda, bu yasanın fiili bir ayrımcılığı resmileştireceğini belirtti.

Gündem

Tümü →

Bu habere tepkiniz ne?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...