Kongo Demokratik Cumhuriyeti, devasa yer altı zenginliklerine rağmen insani bir felaketle mücadele ediyor. Birleşmiş Milletler (BM) bünyesindeki kuruluşlar tarafından hazırlanan Entegre Gıda Güvenliği Aşama Sınıflandırması (IPC) raporu, ülkedeki durumun vahametini gözler önüne serdi. Rapora göre, yaklaşık 100 milyon nüfuslu ülkede her dört kişiden biri ciddi gıda güvensizliği yaşıyor. Bu durum, 26,5 milyon insanın günlük öğünlerine ulaşmakta büyük zorluk çektiği anlamına geliyor.
Çatışmalar ve Yerinden Edilme Krizi Derinleştiriyor
Krizin merkez üssü olarak görülen Kuzey Kivu, Güney Kivu, Ituri ve Tanganyika eyaletlerinde durum her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Bölgede aktif olan silahlı grupların saldırıları, yaklaşık 7,8 milyon kişinin evlerini ve tarım arazilerini terk etmesine neden oldu. Üretimden kopan ve temel gelir kaynaklarını kaybeden halk, insani yardımlara muhtaç hale gelirken, bozulan tedarik zincirleri ve yetersiz altyapı bu yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını engelliyor.
Çocuklar ve Kadınlar Büyük Risk Altında
Gıda yetersizliğinin en acı faturası ise çocuklar ve kadınlar tarafından ödeniyor. Güncel verilere göre, yaklaşık 4,18 milyon çocuk akut yetersiz beslenme tedavisine ihtiyaç duyuyor. Bunların 1,3 milyondan fazlası ise hayati tehlike arz eden "ağır akut yetersiz beslenme" riskiyle karşı karşıya. Ayrıca 1,5 milyondan fazla hamile ve emziren kadının da benzer bir tehdit altında olduğu belirtiliyor. Bölgede baş gösteren kolera, kızamık ve mpox gibi salgın hastalıklar, zaten zayıf düşmüş olan toplumsal direnci tamamen kırma noktasına getirdi.
24 Trilyon Dolarlık Zenginlik ve Bitmeyen Savaş
Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin yaşadığı bu dramın arka planında, dünyanın en zengin yer altı kaynaklarından birine sahip olması yatıyor. Yaklaşık 24 trilyon dolar değerinde olduğu tahmin edilen kobalt, altın, koltan ve elmas gibi madenlerin kontrolü, onlarca yıldır süren çatışmaların ana motivasyon kaynağını oluşturuyor. Yer altı kaynaklarının zenginliği halka refah getirmek yerine, silahlı grupların bölgedeki varlığını körükleyen bir unsura dönüşmüş durumda.
Uluslararası Yardım Çağrısı Yanıtsız Kalıyor
BM’nin 2026 yılı için hazırladığı İnsani İhtiyaç ve Müdahale Planı, şu ana kadar yalnızca yüzde 34 oranında finanse edilebildi. Uzmanlar, acil bir ateşkesin sağlanmaması, tarım sektörünün desteklenmemesi ve insani yardım koridorlarının açılmaması durumunda krizin bölgesel bir felakete evrileceği konusunda uyarıyor.

