Piyasa verileri yükleniyor...
Kendinizi durduramıyor musunuz? Yeme ataklarının arkasındaki gizli nedenler

Uzmanlar, tıkınırcasına yeme ataklarının genellikle yoğun olumsuz duygularla başladığını belirterek, bu sürecin biyolojik ve psikolojik bir kısır döngüye dönüşebileceği konusunda uyarıyor.

HABERIN DEVAMI

Kişinin kendini yalnız, mutsuz ya da boşlukta hissederken yeme davranışını gerekçelendiren düşünceler geliştirebildiğini aktaran Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, sürecin kontrol kaybına ve ciddi bir kopma hissine dönüşebildiğine dikkat çekiyor. Özellikle atak sonrasında yaşanan pişmanlık ve suçluluk duygularının, sonraki dönemlerde yeni ataklar için zemin hazırladığı vurgulanıyor.

Duygusal Yeme ile Tıkınırcasına Yeme Arasındaki Farklar

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi'nden Klinik Psikolog Sera Elbaşoğlu, tıkınırcasına yeme ve duygusal yeme davranışlarının ortaya çıkmasına neden olan duygular ile biyolojik-psikolojik etkileşimleri değerlendirdi. Elbaşoğlu, her iki davranış biçiminin de benzer zihinsel süreçlerden geçtiğini ancak şiddet ve miktar açısından farklılıklar gösterdiğini belirtti.

Duygusal yemenin toplumda oldukça yaygın olduğunu ifade eden Elbaşoğlu, "Duygusal yemede de kişiler bu davranışı gerçekleştirebilmek için benzer bir zihinsel zemin hazırlarlar. Ancak duygusal yemede tüketilen miktar görece daha azdır. Tıkınırcasına yeme ataklarında ise kişiler çok daha fazla miktarda yiyecek tüketir. Genellikle karbonhidrat ve şeker ağırlıklı, kolay tüketilebilen pizza, hamburger gibi yiyecekleri tercih ederek kısa sürede çok büyük miktarlarda yemek yerler" ifadelerini kullandı.

Yeme Sırasında "Kopuş" Hissi ve Dopamin Etkisi

Yeme atağı sırasında beyinde dopamin salınımının arttığını ve kişinin geçici bir haz duygusu yaşadığını belirten Elbaşoğlu, bu davranışın hızı konusunda çarpıcı tespitlerde bulundu:

"Yeme davranışı genellikle büyük bir hırsla ve çok hızlı şekilde gerçekleşir. Kişiler adeta ne olduğunu tam olarak anlayamadıkları bir hız içinde hareket ederler. Bu durum, zaman zaman dissosiyatif bir hâli andırır. Kişinin kendisinden ve yaşadığı andan koptuğu, kontrolün tamamen elinden gittiği bir süreç olarak tanımlanabilir."

Kısır Döngüyü Kırmanın Yolu: Sağlıklı Baş Etme Yöntemleri

Atağın ardından ortaya çıkan yoğun pişmanlık ve utanç duygusu, kişilerin bu durumu gizleme eğilimini artırıyor. Elbaşoğlu, bu süreçten sonra kişilerin "daha az yemeliyim" veya "daha sağlıklı beslenmeliyim" gibi kısıtlayıcı kararlar aldığını ancak bu durumun kan şekeri dengesini bozarak biyolojik olarak yeni bir atağı tetiklediğini belirtti.

Psikolojik etkenlerin, yeme davranışı ve sonrasında gelişen düşünce örüntüleriyle birleşerek kendi kendini sürdüren bir kısır döngü oluşturduğuna değinen uzmanlar, bu noktada profesyonel destek almanın ve duygusal regülasyon becerilerini geliştirmenin önemini hatırlatıyor.

Kaynaklar

Bu habere tepkiniz ne?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...