2026 Eurovision Şarkı Yarışması öncesinde sular durulmuyor. İsveç’i temsil etmek üzere seçilen Felicia Eriksson, İsrail ile ilgili yaptığı açıklamaların ardından sosyal medya üzerinden ağır saldırılara maruz kaldığını açıkladı. Genç sanatçı, aldığı ölüm tehditleri ve ailesine yönelik korkunç mesajlar nedeniyle zor günler geçiriyor.
Siber Zorbalık Sınırları Aştı: "Öleceğimi Söylüyorlar"
Norveç’te katıldığı bir programda yaşadıklarını anlatan Eriksson, ülkenin önde gelen basın kuruluşlarından VG gazetesine çarpıcı açıklamalarda bulundu. Maruz kaldığı siber zorbalığın boyutlarının dehşet verici olduğunu belirten ünlü şarkıcı, İsrail’in yarışmadan menedilmesi gerektiğini savunmasının ardından hedef tahtasına oturtulduğunu ifade etti.
Eriksson, yaşadığı süreci şu sözlerle aktardı:
"İsrail’in yarışmaya katılmaması yönündeki beyanatlarımdan sonra korkunç mesajlar gelmeye başladı. Sosyal medya üzerinden doğrudan mesaj (DM) yoluyla ölüm tehditleri alıyorum. Mesajlarda sadece benim öleceğime dair ifadeler değil, ailemin de hedef alınacağına dair kan donduran cümleler yer alıyor."
Felicia Eriksson’un İsrail Çıkışı Yankı Uyandırdı
İsveç’te 8 Mart tarihinde gerçekleştirilen ulusal elemeleri "My System" isimli şarkısıyla kazanan Felicia Eriksson, Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenecek olan büyük finalde ülkesini temsil etmeye hak kazanmıştı. Yarışmaya katılım süreciyle ilgili daha önce yaptığı açıklamalar ise uluslararası müzik camiasında geniş bir tartışma başlatmıştı.
Eriksson, daha önce yaptığı açıklamada İsrail'in yarışmadaki varlığına şu sözlerle itiraz etmişti:
"İsrail'in yarışmaya katılmasına izin verilmesini doğru bulmuyorum."
"Yarışmaya gidip gitmemek konusunda uzun süre tereddüt ettim ama sonunda bir karara vardım."
"Yarışmaya katılacağım ancak onların kazanmaması için elimden geleni yapacağım."
Eurovision Camiası ve Sosyal Medya İkiye Bölündü
Eriksson’un bu sert çıkışı, hem müzik eleştirmenleri hem de sosyal medya kullanıcıları arasında büyük bir kutuplaşmaya yol açtı. Bir kesim sanatçının ifade özgürlüğünü ve duruşunu desteklerken, diğer kesim siyasetin müziğe karıştırılmaması gerektiğini savunuyor.
Ancak gelinen noktada, tartışmaların fikir beyanından çıkarak şahsına ve ailesine yönelik fiziksel tehditlere dönüşmesi, güvenlik endişelerini de beraberinde getirdi. İsveçli temsilcinin Viyana’daki yarışma sürecinde nasıl bir güvenlik protokolüyle korunacağı ve bu tehditlerin performansını nasıl etkileyeceği ise merak konusu olmaya devam ediyor.
