İsrailli bir güvenlik kaynağı, Tel Aviv yönetiminin askeri yöntemler kullanarak Hizbullah cephesindeki mevcut silah kapasitesini tamamen ortadan kaldırmasının mümkün olmadığını ve bölgede kalıcı bir sonuç için siyasi bir çözümün şart olduğunu açıkladı.
İsrail devlet televizyonu KAN tarafından isimsiz bir güvenlik kaynağına dayandırılan bilgilere göre, özellikle insansız hava araçları ile düzenlenen operasyonlar ordu için ciddi bir güvenlik tehdidi oluşturmayı sürdürüyor. Güvenlik birimlerinin değerlendirmelerine göre, hedefli suikastlar ve altyapı saldırıları ile karşı tarafın kapasitesi zayıflatılabiliyor ancak tehdidi tamamen ortadan kaldıracak kalıcı bir askeri çözüm ufukta görünmüyor.
Hedefleri Vurmak Kalıcı Çözüm Sağlamıyor
Yetkili isim, İsrail ordusu ve güvenlik birimlerinin sahada karşılaştığı zorlukları ve mevcut stratejinin yetersizliğini vurgulayarak durumu şu sözlerle özetledi:
"Bazılarının önerdiği gibi Lübnan’ın güneyinin tamamı işgal edilse bile bu adım, Hizbullah’a ait son silahlı insansız hava aracını veya son füzeyi yok etmeye yetmeyecektir."
Özellikle fiber optik sistemler ile yönlendirilen hava araçlarının tespit edilip engellenmesinin oldukça zor olduğu belirtiliyor. Başlangıçta keşif amacıyla kullanılan bu araçların, zamanla çok daha etkili saldırı silahlarına dönüştüğü ifade ediliyor. Bu tehdide karşı ordunun yaklaşık 500 bin şekel maliyetli koruyucu ağ sistemleri konuşlandırdığı ancak güvenlik uzmanlarının bu adımı da kesin bir çözüm olarak görmediği kaydediliyor.
Siyasi Açılım Olmadan Caydırıcılık Mümkün Değil
Çatışmaların devam etmesinin İsrail'in kuzeyindeki yerleşim birimlerine yönelik riskleri sıfırlamayacağına dikkat çeken güvenlik kaynağı, sahadaki duruma ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Daha derin kara kontrolü dahi Hizbullah’ın roket ve insansız hava araçlarıyla sürdürdüğü yıpratma stratejisini tamamen engelleyemez. Sahadaki gerçekliği değiştirmek için uzun vadeli askeri caydırıcılığın yanında siyasi bir açılım sağlanması gerekiyor."
Ateşkes Sürecinde Karşılıklı Saldırılar Sürüyor
Bölgedeki gerilim, ordunun 2 Mart tarihinde başlattığı yoğun hava operasyonları ve Lübnan topraklarının güneyindeki birçok beldeyi işgal etmesiyle tırmanışa geçmişti. Çatışma süreci boyunca yerinden edilen sivil sayısının bir milyonu aştığı hükümet yetkililerince kamuoyuna duyurulmuştu.
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın girişimleriyle 17 Nisan tarihinde yürürlüğe giren on günlük geçici ateşkes süreci, alınan yeni bir kararla üç hafta daha uzatıldı. Ancak varılan mutabakata rağmen İsrail birliklerinin güney bölgelerindeki saldırıları kesintisiz devam ederken, karşı cepheden de bu hamlelere aynı şekilde yanıt gelmeyi sürdürüyor.


