İsrail Kabinesinin aşırı sağcı üyeleri, Orta Doğu'da barış zeminini dinamitleyen ve şiddeti teşvik eden açıklamalarına bir yenisini daha ekledi. Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Lübnan'da devam eden çatışmalarda İsrail askerlerinin hayatını kaybetmesinin ardından adeta savaş çığlığı attı. Uluslararası diplomatik çabalara ve mutabakatlara meydan okuyan bakanlar, Lübnan'ın tamamen hedef alınması gerektiğini ileri sürdü.
Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Orta Doğu'da askeri başarı elde etmek için "çılgına dönülmesi" gerektiğini savunarak kontrollü ve ölçülü adımların sonuç vermediğini iddia etti. Diplomatik süreçleri hedef alan Ben-Gvir, Lübnan'da askeri operasyon yürüten İsrail askerlerini koruma bahanesiyle "Tüm Lübnan'ın yanması" gerektiğini öne sürdü. Ben-Gvir ayrıca, insani değerleri hiçe sayarak, "İsrailli bir annenin döktüğü her gözyaşı için bin Lübnanlı annenin ağlaması gerektiğini" iddia etti.
"Cehennemin Kapılarını Açın" Çağrısı
Kabinendeki bir diğer aşırı sağcı isim olan Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de benzer bir ton kullanarak şiddet sarmalının büyütülmesini istedi. Hizbullah tarafından düzenlenen ve aralarında 52'nci Tabur Komutanı Yarbay Dor Gedalia Ben Shimhon'un da bulunduğu 4 İsrail askerinin öldüğü İHA saldırısına değinen Smotrich, yaşanan gelişmeyi "zor bir sabah" olarak nitelendirdi. Saldırıların durdurulması yerine Lübnan'a yönelik askeri operasyonların daha da şiddetlenmesini talep eden Smotrich, "Cehennemin kapılarını açın" ifadelerini kullandı.
Söz konusu gerilim, Hizbullah'ın Lübnan’ın güneyindeki Kefer Tebnit beldesi ve Ali Tahir Tepesi yakınlarında konuşlu bir İsrail tankına gece yarısı düzenlediği insansız hava aracı saldırısının ardından tırmandı. İsrail ordusu, bu saldırıda 4 askerinin hayatını kaybettiğini doğrulamıştı.
İslamabad Mutabakatı ve Diplomatik Süreç Riskte
Aşırı sağcı bakanların bu çıkışları, bölgede kalıcı barış için atılan diplomatik adımların hemen ardından geldi. İran ve ABD, Pakistan'ın ara buluculuğunda yürüttükleri müzakereler sonucunda 14 Haziran'da savaşın durdurulmasını öngören 14 maddelik "İslamabad Mutabakatı" konusunda anlaşmıştı. 18 Haziran'da ise İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile ABD Başkanı Donald Trump tarafından dijital ortamda imzalanan mutabakat; Lübnan dahil bölgedeki savaşın sona erdirilmesini, Hürmüz Boğazı'nın açılmasını ve deniz ablukalarının kaldırılmasını içeriyordu.
Ancak sahada taraflar arasındaki çatışmalar durulmadı. İsrail ordusunun 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a düzenlediği hava ve kara saldırılarında bugüne kadar 3 bin 912 kişi yaşamını yitirirken, 1 milyondan fazla Lübnanlı evlerini terk etmek zorunda kaldı. ABD arabuluculuğunda daha önce ilan edilen geçici ateşkes süreçlerine ve Haziran başında duyurulan "geniş kapsamlı ateşkes" mutabakatlarına rağmen, bölgedeki askeri hareketlilik ve can kayıpları artarak devam ediyor.

