İsrail siyasetinde tansiyon, Filistinli tutuklular için öngörülen idam cezası yasa tasarısıyla yeniden yükseldi. İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir, söz konusu yasa tasarısının yasallaşması durumunda, infazları gerçekleştirmek üzere 100'den fazla doktorun şimdiden gönüllü olduğunu iddia etti. Kudüs'te gerçekleşen meclis oturumunda konuşan Ben Gvir, bu gelişmenin yasanın uygulanabilirliği açısından kritik bir aşama olduğunu savundu.
İsrail Meclisi bünyesindeki Ulusal Güvenlik Komitesi toplantısında söz alan Ben Gvir, bir Yahudi'nin öldürülmesi olayına karıştığı kanıtlanan mahkumların idam edilmesini içeren tasarı hakkında detaylar paylaştı. Bakan, özellikle Gazze'deki esirlerin geri getirilmesi sürecinin tamamlanmasıyla birlikte, bu yasayı hayata geçirmenin önünde hiçbir siyasi veya hukuki engelin kalmayacağını ifade etti. Ancak bu iddialar, ülkedeki sağlık örgütlerinin resmi tutumuyla açık bir tezat oluşturuyor.
İsrail Tıp Sendikası ve İnsan Hakları Örgütlerinden Tepki
Daha önce İsrail Tıp Sendikası tarafından yapılan resmi açıklamalarda, etik ilkeler gereği hiçbir doktorun idam infazlarına katılmayacağı ve yasanın kabul edilmesi halinde bu karara direnileceği bildirilmişti. Buna rağmen Bakan Ben Gvir, sendikanın aksine 100'den fazla doktorun şahsen başvuruda bulunduğunu ve 'Ölüm cezasının infazına gönüllü olarak katılacağız' dediklerini öne sürdü. Ben Gvir ayrıca, İsrail iç istihbarat servisi Şin-Bet'in de bu yasa tasarısını destekleyen bir pozisyonda olduğunu savundu.
Meclis oturumu sırasında sadece teknik detaylar değil, sert tartışmalar da yaşandı. Zulat Eşitlik ve İnsan Hakları Enstitüsü Başkanı Einat Ovadia, Bakan Ben Gvir'e yönelik sert eleştirilerde bulunarak, güvenlik ve yönetim konusunda tavsiye alınacak son kişinin kendisi olduğunu belirtti. Ovadia, 'Ölüm cezası bir ceza değil, cinayettir' diyerek tasarıya karşı çıktı. Bu sözlere tepki gösteren Ben Gvir ise insan hakları savunucularını Hamas'ı desteklemekle suçlayarak oturumdaki gerilimi tırmandırdı.
Zehirli İğne Yöntemi ve Yasallaşma Süreci
Tartışmalı yasa tasarısı, geçtiğimiz Kasım ayında parlamentoda yapılan ilk okumada onay almıştı. Ancak düzenlemenin tamamen yürürlüğe girebilmesi için meclis genel kurulunda ikinci ve üçüncü okumalardan da geçerek onaylanması gerekiyor. Mevcut taslak metne göre, mahkeme tarafından verilen ölüm cezası kesinleştikten sonra infazın 90 gün içinde gerçekleştirilmesi planlanıyor.
İnfaz yöntemi olarak ise zehirli iğne yöntemi belirlenmiş durumda. Tasarıda yer alan bu detaylar, hem yerel hem de uluslararası kamuoyunda hukuk devleti ilkeleri ve temel insan hakları açısından ciddi endişelere yol açıyor. Ben Gvir önderliğindeki aşırı sağcı kanat, bu yasayı bir 'caydırıcılık unsuru' olarak tanımlarken, muhalefet ve sivil toplum örgütleri bunun toplumsal kutuplaşmayı ve şiddeti artıracağını savunuyor.
AA


