The Times of Israel gazetesine konuşan ve ismi açıklanmayan üst düzey bir İsrailli yetkili, İran’ın temel talepleri karşılanmadan geri adım attığını iddia etti.
Yetkili, İran’ın savaşın sona erdirilmesi, tazminat ödenmesi ve yaptırımların kaldırılması gibi beklentlerinin hiçbirinin karşılanmadığını savunarak, buna rağmen Hürmüz Boğazı’nın açılmasının kabul edildiğini ileri sürdü.
Ateşkes sürecinde ABD-İsrail koordinasyonu iddiası
İsrailli yetkili, ABD ile İran arasında varılan 2 haftalık ateşkes sürecinde İsrail ile önceden koordinasyon sağlandığını da iddia etti. Donald Trump yönetiminin, müzakereler sırasında İsrail’e bazı kritik başlıklarda taviz verilmeyeceğini ilettiği öne sürüldü.
Bu başlıklar arasında:
İran’daki nükleer materyallerin tamamen çıkarılması
Uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin durdurulması
Balistik füze tehdidinin ortadan kaldırılması
yer aldı.
“Ortak hedefler” vurgusu
İsrailli yetkili, söz konusu maddelerin ABD ve İsrail’in ortak stratejik hedefleri olduğunu savundu. İddiaya göre, İran yönetimi artan askeri baskı ve altyapıya yönelik saldırılar karşısında taleplerinden geri adım atarak Hürmüz Boğazı’nın açılmasını kabul etti.
Bölgesel dengeler açısından kritik gelişme
Hürmüz Boğazı’nın açılması, küresel enerji arzı ve ticaret açısından kritik öneme sahip. Bu nedenle söz konusu iddialar, uluslararası piyasalarda ve diplomatik çevrelerde yakından takip ediliyor.
Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin küresel enerji fiyatları ve jeopolitik risk algısı üzerinde belirleyici olduğu değerlendirilmektedir.
