Yedioth Ahronot gazetesinin haberine göre, aşırı sağcı koalisyon, tasarının önümüzdeki hafta Bakanlar Kurulu Yasama Komitesi'nde ele alınacağını ve ardından Meclis'e sunulacağını duyurdu. Tasarı, 'dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma' suçlarının seçilmiş siyasilerin 'etik açıdan sorgulanabilir ancak suç teşkil etmeyen davranışları nedeniyle hedef alınmasına olanak tanıdığını' öne sürüyor.
Meclise tasarıyı sunan milletvekilleri arasında Netanyahu liderliğindeki Likud Partisi'nden Ofir Katz, aşırı sağcı Dini Siyonizm Partisi'nden Simcha Rothman ve Yeni Umut Partisi'nden Mişel Buskila bulunuyor. Tasarının 'hızlı bir yasama süreci' ile yürürlüğe konması gerektiği ve yargı ile kolluk kuvvetlerinin yetki aşımına yol açtığı ileri sürülüyor.
Koalisyon milletvekilleri, tasarıyla 1977'den beri yürürlükte olan 'dolandırıcılık ve görevi kötüye kullanma' suç tanımının yerine, 'birinci derece çıkar çatışması ve kamu bilgileriyle ticaret' gibi daha net suç tanımlarının getirileceğini ve disiplin ile etik denetimin güçlendirileceğini savunuyor.
Kamuoyu ve Muhalefetten Sert Tepki
İsrail kamuoyunda ise tasarı, Netanyahu'ya yönelik suçlamaların yasal çerçevesini zayıflatma girişimi olarak eleştiriliyor. Ana muhalefet lideri Yair Lapid, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, tasarıyı 'reform değil, İsrail'i başarısız ve geri kalmış bir ülkeye dönüştürecek tam anlamıyla bir darbe' olarak nitelendirdi.
Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump, Netanyahu'nun affedilmesi için Kasım ayında İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'a mektup göndermişti. Netanyahu ise daha önce af talebinde bulunmayacağını açıklamasına rağmen, Aralık ayında yaklaşık 6 yıldır yargılandığı davadan af talebiyle Cumhurbaşkanı Herzog'a başvurdu. Bu durum, İsrail siyasetini ikiye böldü; iktidar kanadı affın onaylanması çağrısı yaparken, muhalefet affın yalnızca suçların kabul edilmesi ve siyasetten çekilme ile mümkün olabileceğini savundu.

