İsrail merkezli Walla haber sitesinde yayımlanan değerlendirmede, son 24 saat içinde yaşanan askeri ve siyasi gelişmelerin, bölgede alışılmışın ötesinde bir gerilim tablosu ortaya koyduğu ifade edildi. Haberde, İran'ın ABD ve İsrail'e yönelik sert tehditleri, ABD'nin İran çevresindeki askeri yığınağını artırması ve İsrail'de yüksek teyakkuz haline geçilmesi nedeniyle bölgedeki tansiyonun ciddi biçimde yükseldiği vurgulandı.
İsrail basınına göre bu gelişmeler, artık dolaylı mesajların ötesine geçen ve doğrudan askeri karşılaşma ihtimalini güçlendiren bir sürece işaret ediyor.
Aşırı Senaryo Masada
Walla'nın haberinde yer verilen güvenlik değerlendirmesinde şu ifadelere dikkat çekildi:
'Bölge, ülkeler arasında doğrudan bir çatışmayı ve ABD'nin İran yönetimine yönelik bir saldırısını içeren aşırı bir senaryoya hızla yaklaşıyor.'
Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde, Orta Doğu'da uzun süredir görülmeyen ölçekte bir askeri kriz yaşanabileceği belirtiliyor.
İsrail Yüksek Alarmda
Haberde, İsrail ordusunun İran kaynaklı olası saldırılara karşı en üst düzey alarm ve hazırlık durumunu sürdürdüğü aktarıldı. İstihbarat uyarılarına bağlı olarak bazı yedek askerlerin evlerinde ya da iş yerlerinde seferberlik çağrısı beklediği ifade edildi. İsmi açıklanmayan güvenlik kaynaklarına dayandırılan haberde, olası bir savaş durumunda ABD'nin İsrail'i önceden bilgilendireceği ve saldırı hazırlıklarına ilişkin zamanlama paylaşımı yapılacağı kaydedildi.
Sınır Hatlarında Olağanüstü Hazırlık
İsrail ordusunun yalnızca İran ihtimaline odaklanmadığı, çeşitli sınır hatlarında ve işgal altındaki Batı Şeria'da da olası sürpriz gelişmelere karşı özel hazırlıklar yaptığı belirtildi. Bu durum, çatışma riskinin yalnızca tek cepheyle sınırlı kalmayabileceği yorumlarına yol açtı.
ABD İran Çevresindeki Askeri Yığınağını Artırıyor
Haberde, Washington'un hazırlıklarına da geniş yer verildi. ABD'nin, İran çevresinde hava, deniz ve kara unsurlarını konuşlandırmaya devam ettiği belirtilerek, özellikle Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin öncelikli başlıklardan biri olduğu aktarıldı. Küresel enerji ve ticaret açısından hayati öneme sahip olan Hürmüz Boğazı'nın olası bir kriz durumunda kapanma ihtimaline karşı güçlü bir askeri varlık oluşturulduğu ifade edildi.
ABD Uçakları Orta Doğu Üslerine İniyor
Son saatlerde çeşitli ABD askeri uçaklarının Orta Doğu'daki üslere iniş yaptığı, bölgedeki askeri hareketliliğin olağan seviyelerin üzerine çıktığı kaydedildi.
Haberde şu değerlendirmeye yer verildi:
'Askeri yığınak ve istihbarat faaliyetlerinin yoğunluğu, Beyaz Saray'ın İran'a yönelik niyetlerini açık biçimde ortaya koyuyor.'
Hedefli Operasyon İhtimali
İsrail basını, söz konusu niyetlerin üst düzey yetkililere yönelik hedefli operasyonlar, İran devletine bağlı güvenlik yapılarının vurulması ya da yönetimi zayıflatmaya dönük geniş çaplı bir askeri hamle olasılıklarını içerdiğini öne sürdü.
Bu iddialar, bölgedeki belirsizliğin neden giderek daha fazla alarm durumuna dönüştüğünü de ortaya koyuyor.
Hamaney İddiası Gerilimin Boyutunu Gösteriyor
Haberde, İran lideri Ali Hamaney'in olası ABD saldırıları nedeniyle yer altı sığınağına taşındığına dair iddiaların, gerilimin ulaştığı noktayı gözler önüne serdiği ifade edildi.
Özellikle Tahran'da son 24 saat içinde, ABD güçlerinin İran'ı hava ve deniz unsurlarıyla kuşattığı algısının, belirsizliğin yerini açık bir alarm haline bıraktığı belirtildi.
İran'dan Sert Mesajlar
İranlı üst düzey yetkililerin, ABD ve İsrail'e yönelik doğrudan ve sert tehditler içeren açıklamalar yaptığı, İran topraklarının hedef alınmasının ise 'kırmızı çizgi' olarak ilan edildiği aktarıldı.
Haberde, Devrim Muhafızları'nın hazırlıklarını artırdığı, ülke genelinde askeri birlik hareketliliğinin gözlendiği, bazı komutanların güvenlik gerekçesiyle yer altına geçtiği ve askeri teçhizat taşıyan uçakların farklı noktalara iniş yaptığı da iddia edildi.
Lübnan Hizbullahı Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım'ın, İsrail'in İran'a yönelik olası bir saldırısı durumunda Hizbullah'ın karşılık vereceği mesajını verdiği hatırlatıldı.
Bu açıklama, olası bir çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşme riskini daha da artıran bir unsur olarak değerlendirildi.
Nükleer Gerilim ve Karşılıklı Suçlamalar
ABD ve İsrail, İran'ı bölgedeki başlıca tehdit olarak görürken, Tahran'ın nükleer silah üretmeye çalıştığını savunuyor. İran ise nükleer programının enerji üretimi ve sivil amaçlara yönelik olduğunu öne sürüyor.
Bölgede nükleer silaha sahip olduğu bilinen tek ülke olan İsrail, İran'ın uzun menzilli füze kapasitesini yeniden inşa etmesini ulusal güvenliğine yönelik bir tehdit olarak değerlendiriyor.


