İran'ın uranyum stokları ve olası askeri operasyonlar konusunda uzmanlar, sürecin karmaşık, riskli ve uzun olabileceğini vurguluyor.
"GÜVENLİK SORUNLARI VAR"
Associated Press (AP) haberine göre, İran'ın uranyum stokunu müzakere yoluyla güvence altına almanın yanı sıra askeri seçeneklerin de değerlendirildiği belirtiliyor.
Eski nükleer silah denetçisi David Albright, zenginleştirilmiş uranyum kapsüllerinin oldukça sağlam olduğunu ve depolama ile taşımaya uygun tasarlandığını ifade etti. Ancak, hava saldırıları nedeniyle kapsüller hasar görürse “güvenlik sorunlarının son derece önemli” olacağı uyarısında bulundu.
Albright ayrıca, böylesi bir durumda florin adlı zehirli kimyasalın cilt, gözler ve akciğerler için tehlike yaratacağını, kapsüller arasında mesafe konmamasının ise radyasyona yol açabileceğini belirtti.
Royal United Services Institute (RUSI) düşünce kuruluşundan kıdemli araştırmacı Darya Dolzikova, zenginleştirilmiş uranyumun İran içinde seyreltilmesinin en olası seçenek olmadığını, bunun özel ekipman gerektiren karmaşık ve uzun bir süreç olduğunu ifade etti.
Eski ABD Başkanı Joe Biden döneminde ABD Kara Kuvvetleri Genel Sekreteri olan ve Nükleer Tehdit Girişimi'nin başkanı Christine Wormuth, İran'ın nükleer materyallerini kara birlikleriyle güvence altına almanın çok karmaşık ve yüksek riskli bir askeri operasyon olacağını belirtti. Wormuth, materyallerin birden fazla yerde bulunabileceğini ve İsfahan operasyonu için bile 1000 asker gerektiğini vurguladı.
NE OLMUŞTU?
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington arasındaki müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.
İran da İsrail ve ABD üslerinin bulunduğu Katar, BAE ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere misilleme saldırıları gerçekleştirdi.
ABD-İsrail saldırılarında, eski İran lideri Ali Hamaney dahil çok sayıda üst düzey yetkili hayatını kaybetti.

