İran'da yüksek enflasyon ve kötüleşen ekonomik koşullar nedeniyle başlayan protesto gösterileri ülke geneline yayılarak şiddetini artırıyor. İnsan hakları gruplarından alınan bilgilere göre, bir haftadır devam eden huzursuzluk ve güvenlik güçleriyle göstericiler arasında yaşanan çatışmalarda en az 16 kişi hayatını kaybetti.
Devlet medyası ve bağımsız insan hakları örgütleri hafta boyunca ölümler ve tutuklamalar rapor etse de açıklanan rakamlar arasında farklılıklar bulunuyor. Son üç yılın en büyük toplumsal olaylarına sahne olan ülkede, ekonomik kriz derinleşirken uluslararası baskının da arttığı bir dönemde yetkililerin geçmişe kıyasla daha yumuşak bir ton kullanması dikkat çekiyor.
Hükümetten 'Şefkatli Yaklaşım' Mesajı
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İçişleri Bakanlığı'na protestoculara karşı 'şefkatli ve sorumlu' bir yaklaşım sergilenmesi talimatını verdi. Devlet medyasında yer alan açıklamalara göre Pezeşkiyan, 'Toplum zorlayıcı yaklaşımlarla ikna edilemez veya sakinleştirilemez' ifadelerini kullandı. Bu söylem, sokaktaki muhalefete müdahale sürerken ekonomik sıkıntıları kabul eden ve diyalog vaat eden İranlı yetkililerin bugüne kadar benimsediği en uzlaşmacı dil olarak kayıtlara geçti.
Ancak sahadaki gerilim düşmüş değil. Kürt hakları grubu Hengaw, protestoların başlamasından bu yana en az 17 kişinin öldüğünü rapor ederken, insan hakları aktivistleri ağı HRANA ise en az 16 kişinin öldüğünü ve 582 kişinin tutuklandığını duyurdu.
Protestolar uluslararası arenada da yankı buldu. ABD Başkanı Donald Trump, protestocuların şiddete maruz kalması durumunda yardıma gelecekleri tehdidinde bulunarak, 'Kilitlendik, dolduk ve harekete geçmeye hazırız' dedi. Trump, hangi eylemleri değerlendirdiğine dair detay vermezken, bu açıklama İranlı üst düzey yetkililerden bölgedeki ABD güçlerine yönelik misilleme tehditlerini beraberinde getirdi. İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, İran'ın 'düşmana boyun eğmeyeceğini' vurguladı.
Hamaney, yetkililerin protestocularla konuşacağını belirtmekle birlikte, 'İsyancıların haddinin bildirilmesi gerektiğini' de sözlerine ekledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed Rıza Arif ise hükümetin ülkedeki eksikliklerin farkında olduğunu kabul etti ancak bazı grupların protestoları istismar etmeye çalıştığı uyarısında bulundu.
Emniyet Güçlerinden Dijital Takip
İran Emniyet Müdürü Ahmed Rıza Radan, güvenlik güçlerinin son iki gündür protesto liderlerini hedef aldığını belirterek, 'Sanal ortamdaki çok sayıda lider gözaltına alındı' açıklamasını yaptı. Polis, sadece başkent Tahran'da 'kamuoyunu rahatsız etmeyi amaçlayan sahte paylaşımlar' yaptıkları gerekçesiyle 40 kişinin tutuklandığını bildirdi. Ayrıca yetkililerin protesto çağrısı yapan çevrimiçi hesapların yöneticilerini de gözaltına aldığı belirtildi.
En şiddetli çatışmaların İran'ın batı bölgelerinde yaşandığı rapor edilirken, Tahran, orta bölgeler ve güneydeki Belucistan eyaletinde de göstericiler ile polis arasında çatışmalar yaşanıyor. Şii din adamlarının merkezi sayılan Kum kentinin valisi, bölgedeki olaylarda iki kişinin öldüğünü, bunlardan birinin kendi yaptığı patlayıcının infilak etmesi sonucu yaşamını yitirdiğini açıkladı.
Pazar esnafı ve dükkan sahipleri arasında başlayan, ardından üniversite öğrencilerine ve taşra kentlerine yayılan protestoların temelinde derin bir ekonomik kriz yatıyor. Mart ayından bu yana enflasyonun yüzde 36'nın üzerinde seyrettiği İran'da, para birimi riyal dolar karşısında değerinin yaklaşık yarısını kaybetti.
Hükümet yıl boyunca ülke genelinde su ve elektrik sağlama konusunda zorluklar yaşarken, nükleer program nedeniyle yeniden uygulanan uluslararası yaptırımlar ekonomiyi darboğaza soktu. Küresel finans kuruluşları, İran ekonomisinin 2026 yılında resesyona gireceğini öngörüyor.
Reuters


