İran meclisindeki muhafazakar milletvekilleri ile yönetim arasındaki görüş ayrılıkları, Tahran ve Washington arasında imzalanması planlanan olası bir mutabakat zaptı ile yeniden gün yüzüne çıktı. Süreç, özellikle ülkedeki muhafazakar siyasetçilerin "ulusal çıkarlar" vurgusuyla yaptığı sert eleştirilerle dikkat çekiyor.
İran Meclisi’nin muhafazakar isimlerinden Mahmud Nebeviyan, kişisel sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, sızan metin içerikleri üzerinden ciddi endişelerini paylaştı. Nebeviyan, taslak metinde yer aldığı iddia edilen Hürmüz Boğazı'nın kısıtlamasız geçişe açılması ve uranyumun seyreltilmesine dair maddelerin, İran'ın temel stratejik çıkarlarını tehlikeye atabileceğini savundu.
“Tavizkar Müzakere” İddiaları Tartışmayı Büyüttü
Nebeviyan’ın eleştirileri, İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rezai tarafından da desteklendi. Rezai, müzakere heyetinin sergilediği yaklaşımın "fazla tavizkar" olduğunu belirterek, bu durumun karşı tarafın algısını olumsuz etkilediğini savundu. Rezai, "Müzakere masasındaki cömertlik, düşmanın hesaplarında değişikliğe yol açarak İran'ın zayıf olduğu anlayışına neden oldu" ifadelerini kullanarak, dış politikadaki duruşun yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine işaret etti.
Mevcut gerilim sadece meclis sıralarıyla sınırlı kalmadı. Akşam saatlerinde başkent Tahran’daki İbni Sina meydanında bir araya gelen bir grup vatandaş, diplomatik süreç aleyhinde gösteri düzenledi. Protestocular, İran Meclisi Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin izlediği müzakere politikalarını protesto eden sloganlar attı.
Diplomatik Belirsizlik ve Gelecek Projeksiyonu
İran ile ABD arasındaki bu müzakere süreci, yaptırımların kaldırılması ve dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması gibi kritik ekonomik beklentileri de beraberinde getiriyor. Ancak muhafazakar kesim, bu ekonomik getirilerin, ülkenin nükleer programı ve bölgesel güvenlik unsurlarından verilen tavizlere değmeyeceğini savunuyor.
İran yönetimi tarafından henüz mutabakat zaptının nihai içeriğine dair resmi ve detaylı bir doğrulama yapılmamış olması, kamuoyundaki belirsizliği ve buna bağlı tepkileri besliyor. Siyasi analistler, hükümetin hem içerideki muhafazakar muhalefeti sakinleştirmek hem de Washington ile olan zorlu diplomatik kanalları açık tutmak arasında ince bir çizgide hareket ettiğini belirtiyor. Sürecin ilerleyen günlerde meclis gündemine daha detaylı bir şekilde taşınması bekleniyor.
