Piyasa verileri yükleniyor...
İngiltere'de Kilise Org Defterleri İklim Krizini Kanıtladı
İngiltere'deki tarihi kiliselerde bulunan org akort defterleri, 1960'lardan bu yana iç mekan sıcaklıklarının yükseldiğini ve iklim krizinin etkilerini ortaya koydu.
HABERIN DEVAMI

İngiltere'deki tarihi kiliselerin tozlu raflarında unutulmuş akort defterleri, bilim dünyası için beklenmedik bir veri kaynağına dönüştü. Nottingham Trent Üniversitesi araştırmacıları Yangang Xing ve Andrew Knight, kilise orglarının bakım kayıtlarını inceleyerek, bu devasa enstrümanların bulunduğu iç mekanların on yıllar içinde nasıl ısındığını gözler önüne serdi. 'Bir altın madeni' olarak nitelendirilen bu defterler, resmi meteoroloji istasyonlarının bulunmadığı eski binaların termal geçmişine ışık tutuyor.

Kilise arşivlerinden çıkan beklenmedik iklim verileri

Araştırma süreci, Dr. Andrew Knight'ın gençlik yıllarında kiliselerde org çalarken karşılaştığı küçük not defterlerini hatırlamasıyla başladı. Org akortçuları, enstrümanı her ziyaret ettiklerinde binanın içindeki sıcaklık ve nem oranlarını titizlikle kaydederler. Bunun nedeni, orgların yapımında kullanılan ahşap ve metal gibi malzemelerin iklimsel değişimlere karşı aşırı duyarlı olması ve bu değişimlerin enstrümanın sesini bozmasıdır.

Araştırmacılar, Londra, Nottinghamshire ve Derbyshire'daki kiliselerle ilişkili 18 farklı akort defteri üzerinden elde ettikleri verileri bir makale olarak yayımladı. 1966 yılına kadar uzanan bu kayıtlar, hem yaz hem de kış aylarında kilise içi ortalama sıcaklıklarda belirgin bir artış olduğunu gösteriyor. Bu durum, binaların artık daha fazla ısıtılmasının yanı sıra, dış ortamdaki genel küresel ısınma etkisinin tarihi binaların iç yapısına da sızdığını kanıtlıyor.

Veriler 1960'lardan bu yana ısınmayı gösteriyor

Elde edilen rakamsal veriler, değişimin boyutlarını net bir şekilde ortaya koyuyor. Örneklemdeki şehir kiliseleri için 1960'lı yılların sonundaki ortalama yaz sıcaklığı 17,2°C olarak ölçülürken, 2020'li yıllara gelindiğinde bu rakam 19,8°C'ye yükselmiş durumda. Bu artış, ısıtma sistemlerinin kapalı olduğu yaz aylarında bile kiliselerin dışarıdaki sıcaklık artışından doğrudan etkilendiğini işaret ediyor.

Harrison & Harrison şirketinin genel müdürü Andrew Scott, bu verilerin sektörde gözlemledikleri durumu somutlaştırdığını ifade etti. Scott'a göre, ısıtılmayan yaz aylarında iç ortam sıcaklığının yükselmesi, tamamen dışarıdaki iklim değişikliği ile bağlantılı bir durum olarak karşımıza çıkıyor. Bu ısınma, sadece bilimsel bir merak konusu değil, aynı zamanda tarihi eserlerin korunması için ciddi bir risk faktörü taşıyor.

İklim krizinin tarihi enstrümanlar üzerindeki tehdidi

Kilise orgu gibi karmaşık enstrümanlar için sıcaklıktaki en ufak bir değişim büyük teknik sorunlara yol açabiliyor. Sadece 1°C'lik bir sıcaklık değişimi, bir enstrümanın perdesini 0,8 hertz oranında değiştirebiliyor. Bu, eğer bir org 16°C'de akort edildiyse ve sıcaklık daha sonra 20°C'ye çıktıysa, üretilen notaların kulakla fark edilebilir derecede değişeceği anlamına geliyor.

Orgların yapımında kullanılan geleneksel malzemeler, yüksek sıcaklık ve düşük nem altında genleşip büzülerek çatlaklara veya mekanik arızalara neden olabiliyor. Özellikle Hindistan, Malezya ve Nijerya gibi sıcak iklimlerde bu enstrümanları akortlu tutmanın zaten zor olduğunu belirten uzmanlar, küresel ısınma ile birlikte bu zorluğun tüm dünyaya yayıldığına dikkat çekiyor. Güçlü ısıtma sistemleri ve dışarıdaki aşırı sıcak dalgaları, tarihi orgların mekanik ömrünü kısaltıyor.

Tarihi kayıtların bilimsel değeri ve gelecek çalışmalar

Bilim insanları, bu defterlerin sadece müzik tarihi için değil, coğrafya ve iklim çalışmaları için de paha biçilmez olduğunu vurguluyor. Liverpool Üniversitesi'nden Profesör Neil Macdonald, daha önce iklim kayıtları üzerine birçok çalışma yapmasına rağmen, org defterlerinin bu amaçla kullanıldığını ilk kez gördüğünü ve yöntemin etkileyiciliğini dile getirdi.

Araştırmacılar, daha eski ve kapsamlı defterlere ulaşmak için halka ve kilise cemaatlerine çağrıda bulundu. Ellerinde bu tür tarihi kayıtlar olanların kendileriyle iletişime geçmesini isteyen bilim ekibi, veri seti genişledikçe iklim krizinin tarihi yapılar üzerindeki etkisinin daha net bir projeksiyonunu çizmeyi hedefliyor. Bu çalışma, tarihin en beklenmedik yerlerinde bile iklim krizine dair somut kanıtlar bulunabileceğini bir kez daha ispatlamış oldu.


The Guardian

Kaynaklar

Bu habere tepkiniz ne?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...