İngiltere Parlamentosunda, İngiltere hükümetini İsrail'e yaptırım uygulamaya çağıran yeni bir parlamento önergesi gündeme geldi. İşçi Partisi Milletvekili Richard Burgon tarafından X sosyal medya platformundaki hesabı üzerinden yapılan resmi açıklamaya göre, geniş kapsamlı yaptırımları içeren bu parlamento önergesine 60'tan fazla milletvekili destek verdi. Burgon, paylaştığı mesajda hükümetin dış politika kararlarında Uluslararası Adalet Divanı görüşleri doğrultusunda hareket ederek yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini bildirdi. Talepler arasında yasa dışı yerleşim yerleriyle bağlantılı ticaretin ve yatırımların tamamen yasaklanması bulunuyor.
Richard Burgon'dan Hükümete Silah Ambargosu Talebi
İngiliz milletvekili Richard Burgon, yaptığı açıklamada, Gazze'deki soykırımın ardından İsrail hükümetinin Batı Şeria'yı ilhak etmeye hazırlandığının altını çizdi. Yaptırım talebinin temel gerekçelerini sıralayan milletvekili, çözüm için doğrudan şu ifadeleri kullandı: "Sadece silah, ticaret, ekonomi ve İsrailli yetkililere yönelik yaptırımlar bu savaş suçlarını durdurabilir." Burgon, hedefe yönelik yaptırımların yanı sıra, uluslararası hukuka tam olarak uyulana kadar İngiltere ile olan mevcut ticaret anlaşmasının askıya alınması ve silah ambargosu uygulanması gerektiğini kaydetti.
Rusya Örneği Üzerinden Çifte Standart Vurgusu
Burgon, önergenin detaylarında İngiltere hükümetinin Ukrayna'daki savaş nedeniyle Rusya'ya yönelik geniş kapsamlı yaptırımlar uyguladığını hatırlattı. Parlamenter, İngiltere'nin Rusya'ya karşı attığı bu adımlara rağmen, bildirilen savaş suçları ve tekrarlanan uluslararası hukuk ihlalleri karşısında İsrail için aynı eylemleri gerçekleştirmekte başarısız olduğuna dikkati çekti. Önerge kapsamında, işgale ortak olan tüm kişi ve kuruluşlara yönelik seyahat yasakları getirilmesi ile mal varlıklarının dondurulması da hükümetten talep edilen eylemler arasında yer alıyor.
İsrail Güvenlik Kabinesi'nin Batı Şeria Kararları
İngiltere'deki yaptırım çağrıları sürerken, İsrail Güvenlik Kabinesi 8 Şubat tarihinde işgal altındaki Batı Şeria'da hukuki ve sivil yapıda köklü değişiklikler öngören kararları onaylamıştı. Bu yeni kararlar, bölge üzerindeki işgali güçlendirmeyi ve İsraillilerin gasbedilmiş Filistin arazilerini satın almasını kolaylaştıracak düzenlemeleri içeriyor. Yeni kurallar, izinsiz inşaat, su sorunları, arkeolojik ve çevresel alanlara verilen zarar bahane edilerek İsrail'in denetim ve uygulama yetkilerinin artırılmasına olanak tanıyor.
Oslo Anlaşmaları Kapsamındaki Yetki Alanları
Söz konusu yetki genişlemesinin, Oslo Anlaşmaları kapsamında "A" ve "B" olarak sınıflandırılan bölgeleri de kapsayacağı aktarıldı. Bu durum, Filistin Yönetiminin idari ve güvenlik kontrolü altında olan alanlarda dahi Filistinlilere ait mülklerin yıkılmasına ve el konulmasına zemin hazırlıyor. 1995'te imzalanan İkinci Oslo Anlaşması çerçevesinde Batı Şeria üç ayrı bölgeye ayrılmıştı. Yüzde 18'lik "A bölgesi"nin idari yönetimi ve güvenliği, yüzde 21'lik "B bölgesi"nin idari yönetimi Filistin'e devredilmişti. Yüzde 61'i kapsayan "C bölgesi"nin tüm idaresi ve güvenliği ise İsrail'e bırakılmıştı. Birleşmiş Milletler ve uluslararası toplum, Doğu Kudüs dahil Batı Şeria'yı işgal altındaki Filistin toprağı olarak kabul ediyor.


