İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB davası) yargı süreçlerinde yaşanan adli gerilimler ve sağlık sektöründeki yönetmelik tartışmaları gündemdeki yerini koruyor. Katıldıkları bir canlı yayında kamuoyunu yakından ilgilendiren açıklamalarda bulunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş ve Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, yaşanan son gelişmeleri aktardı. Özçağdaş, duruşma salonunda mahkeme heyeti ile yaşanan tartışmanın detaylarını paylaşırken, Mehlepçi ise ağır hastalık tedavisi gören hekimlerin sözleşmelerinin feshedilmesine dikkat çekti.
İBB Davası Duruşmasında Tansiyon Yükseldi
Özçağdaş'ın iddialarına göre, son görülen İBB davası duruşmasında mahkeme heyeti ile izleyiciler ve avukatlar arasında usul tartışmaları yaşandı. CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun mahkeme başkanına kararını gözden geçirmesi yönündeki itirazlarının ardından, salonun boşaltılması talimatı verildiği belirtildi. Özçağdaş, mübaşirin hakimin doğrudan bir talimatı olmadan salonu boşaltmaya çalıştığını, kendisinin de buna itiraz ettiğinde gerilimin daha da arttığını dile getirdi.
Mahkeme Başkanından Tartışma Yaratan İfadeler
Yaşanan karmaşa sırasında duruma müdahale etmek istediğini belirten Özçağdaş, mahkeme başkanına yönelik uyarılarının ardından kendisinin de salondan çıkarılmak istendiğini kaydetti. Özçağdaş, avukatların kendisinin milletvekili olduğunu hatırlatması üzerine mahkeme başkanının "Milletvekili olması soytarılık yapmasını gerektirmez" şeklinde bir ifade kullandığını öne sürdü. Yargı etiği kurallarına dikkat çeken Özçağdaş, bu tavrın kabul edilemez olduğunu ve davanın hukuki zeminden ziyade siyasi bir yönlendirmeyle, olağandan daha hızlı bir şekilde yürütülmeye çalışıldığını savundu.
Sağlık Çalışanlarını Mağdur Eden Altı Ay Kuralı
Programın diğer bölümünde ise sağlık çalışanlarının maruz kaldığı idari yaptırımlar ele alındı. Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, Aile Hekimliği Yönetmeliği'nde yer alan bir maddenin çalışanları büyük mağduriyete sürüklediğini belirtti. İlgili yönetmeliğe göre, altı aydan uzun süre sağlık raporu almak zorunda kalan aile hekimi, ebe ve hemşirelerin sözleşmelerinin tek taraflı olarak feshedildiği ifade edildi. Bu durumun, sağlık personelinin iş ve sosyal güvenlik haklarına ciddi bir darbe vurduğu vurgulandı.
Kanser Tedavisi Gören Hekimlerin Sözleşmeleri Feshedildi
Uygulamanın yarattığı yıkıcı etkilere somut örnekler veren Dr. Mehlepçi, yakın zamanda İstanbul'da görev yapan ve aralarında meme kanseri, beyin tümörü ve kolon kanseri tedavisi gören üç hekim ile bir hemşirenin sözleşmelerinin feshedildiğini açıkladı. Ağır tedavi süreçlerinden geçen sağlık personelinin, ilçe sağlık müdürlüklerine çağrılarak aniden işlerine son verildiği belirtildi. Mehlepçi, toplum sağlığı için mücadele eden profesyonellerin kendi sağlıklarını kaybettiklerinde sistem tarafından dışlanmasının iş hukukuna aykırı olduğunu savundu.
Yaşanan her iki gelişme de, hukuki süreçlerin işleyişi ve çalışan haklarının korunması noktasında kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. İBB davasında mahkeme heyetinin tutumuna yönelik iddiaların resmi bir incelemeye dönüşüp dönüşmeyeceği merak edilirken, sendikalar Sağlık Bakanlığı'na tartışmalı fesih maddesini iptal etmesi için çağrılarını sürdürüyor.
