Piyasa verileri yükleniyor...
Hantavirüs'e yakalananlara tedavi sonrası neler oluyor? Etkileri neler?

Son dönemde gündeme gelen hantavirüs vakaları ve enfeksiyon sonrası süreçler, bilim dünyasında yeni tartışmaları da beraberinde getirdi.

HABERIN DEVAMI

Hastalıktan sağ çıkmak, her zaman tam anlamıyla iyileşmek anlamına gelmiyor. Yapılan araştırmalar, birçok hastanın enfeksiyon sonrası dönemde uzun vadeli fiziksel ve ruhsal sağlık sorunları yaşamaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Özellikle Andes virüsü enfeksiyonu ve buna bağlı gelişen ağır tablolar, bilim dünyasında dikkatle inceleniyor.

Andes virüsü ve HCPS riski

Andes virüsü enfeksiyonu, bazı durumlarda hantavirüs kardiyopulmoner sendromuna (HCPS) dönüşebiliyor. Bu ağır solunum hastalığında ölüm oranı %50’ye kadar çıkabiliyor.

Uzmanlara göre, hastalığın bu kritik evresinde erken dönemde sağlanan yoğun bakım tedavisi hayatta kalmak için belirleyici rol oynuyor. Yoğun bakım desteği, özellikle ağır solunum yetmezliği gelişen hastalarda yaşam kurtarıcı olabiliyor.

Andes virüsü yeni bir tehdit değil

Andes virüsü aslında yeni bir patojen değil. Bilimsel çalışmalar uzun süredir virüsün nerede dolaştığını, nasıl yayıldığını ve nasıl hastalık oluşturduğunu ortaya koyuyor.

Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), mevcut veriler ışığında virüsün bir COVID-19 benzeri küresel pandemiye dönüşeceğine dair herhangi bir kanıt bulunmadığını vurguluyor.

“Uzun süreli hantavirüs” tartışması

COVID-19 pandemisi, bilim insanlarının bulaşıcı hastalıklara yaklaşımını değiştirdi. Artık yalnızca akut enfeksiyon dönemi değil, hastalık sonrası uzun vadeli etkiler de araştırmaların önemli bir parçası haline geldi.

Bu kapsamda araştırmacılar, SARS-CoV-2 sonrası görülen Uzun COVID tablosuna benzer şekilde, Andes virüsü enfeksiyonunun da uzun vadeli etkiler bırakıp bırakmadığını sorgulamaya başladı.

Şili’de 21 hasta 6 ay boyunca takip edildi

Şili’de, Pontificia Universidad Católica de Chile’deki araştırmacılar (kaynak İngilizce), hastaneden taburcu edilen 21 hayatta kalan kişiyi 3 ila 6 ay boyunca takip etti.

Hastalar, hastalığın şiddetine ve kalp ile akciğerlerin iflas ettiği durumlarda kullanılan ileri yaşam desteği Vücut Dışı Membran Oksijenasyonu (ECMO) ihtiyacına göre sınıflandırıldı. Böylece uzun vadeli iyileşme süreci, semptomlar ve yaşam kalitesi değerlendirildi.

3-6 ay sonra hiçbir hasta tamamen iyileşmedi

Sonuçlar dikkat çekiciydi. Hastaneden taburcu edildikten aylar sonra tüm hayatta kalanlarda hâlâ en az bir semptom vardı.

Toplamda 21 hastanın tamamı, 3 ila 6 ay içinde en az bir devam eden semptom bildirdi. Hastaların %60’tan fazlası tamamen iyileşmediğini ifade ederken, kişi başına ortalama 11–12 semptom bildirildi.

En ağır vakalarda, özellikle ECMO uygulanan hastalarda, fizik tedavi ve rehabilitasyon desteği sağlanırken; daha hafif vakalarda bu desteğin oranı yalnızca yaklaşık %30 seviyesinde kaldı.

Fiziksel ve psikolojik belirtiler birlikte görülüyor

Hastalar yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda nörolojik ve psikolojik belirtiler de bildirdi. En yaygın şikayetler arasında, yorgunluk, hareket bozuklukları, saç dökülmesi, uykusuzluk, kaygı, hafıza sorunları, kâbuslar ve duyu bozuklukları yer aldı. Hareket ve motor sorunlar ile kalp çarpıntısı özellikle ağır vakalarda görülürken, hem ağır hem hafif hastalar yaşam kalitelerinde düşüş yaşadıklarını belirtti.

ECMO gerektirmeyen hastalarda bile uzun süreli semptomlar devam etti. Bu durum, uzayan iyileşme sürecinin yalnızca yoğun bakım müdahalesiyle değil, hastalığın kendisiyle de ilişkili olabileceğini düşündürüyor.

Kendi kendine ilaç kullanımı yaygın

Birçok hasta, kalıcı semptomlarla baş edebilmek için ağrı kesiciler, uyku ilaçları ve vitaminler dahil olmak üzere kendi kendine tedavi yöntemlerine yöneldi. Bu durum özellikle ECMO uygulanmayan hastalarda daha yaygın görüldü. Hafif hantavirüs kardiyopulmoner sendromu geçirenlerde bu oran %100’e kadar çıktı.

Günlük yaşama dönüş zorlaşıyor

Hayatta kalanların büyük bir kısmı günlük yaşama dönmekte zorlandı. Neredeyse her 5 kişiden 1’i, hastaneden taburcu olduktan 6 ay sonra bile işe ya da okula dönemedi. Dönebilenler arasında iyileşme süreci ortalama 3,5 ay sürdü ve önemli bir kısmı performans düşüşü yaşadığını bildirdi. İyileşme süreci, hastalığın şiddetinden ya da ECMO uygulanıp uygulanmamasından bağımsız olarak benzer şekilde ilerledi.

ECMO grubundaki hastaların %45,5’i, “kemirgen kaynaklı bulaş” korkusuyla ilişkili olarak işte veya okulda damgalandığını hissetti.

Nelerin değişmesi gerekiyor?

Araştırmanın örneklem büyüklüğü sınırlı olduğu için bulguların genellenebilirliği de sınırlı.

Buna rağmen sonuçlar, hantavirüs sonrası iyileşmenin yalnızca fiziksel bir süreç olmadığını gösteriyor. Hastalar sosyal izolasyon, damgalanma ve uzun süreli semptomlarla baş etmek zorunda kalıyor.

Araştırmacılar, hastalığın akut döneminde hayatta kalmayı sağlamanın yeterli olmadığını savunuyor. Taburculuk sonrası dönemde daha uzun vadeli, multidisipliner bakım, sosyal destek ve anlayışın güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Kaynaklar

Bu habere tepkiniz ne?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...