Piyasa verileri yükleniyor...

Guterres uyardı: GSYİH ölçütü gezegeni tehdit ediyor

Yayımlanma Tarihi: 09 Şubat 2026 21:53 | Son Güncelleme Tarihi: 09 Şubat 2026 21:54
Guterres uyardı: GSYİH ölçütü gezegeni tehdit ediyor
BM Genel Sekreteri Guterres, mevcut ekonomik modellerin gezegeni felakete sürüklediğini belirtti. GSYİH yerine çevre ve insan odaklı yeni bir sistem çağrısı yapıldı.
HABERIN DEVAMI

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, kirliliği ve israfı ödüllendiren küresel ekonominin kökten değiştirilmesi gerektiğini vurguladı. Guterres, mevcut muhasebe sistemlerinin insanlığı felaketin eşiğine getirdiği konusunda uyardı.

Dünyanın önde gelen ekonomistlerinin katıldığı BM toplantısının ardından açıklamalarda bulunan António Guterres, insanlığın geleceğinin mevcut ekonomik sistemlerin acilen elden geçirilmesine bağlı olduğunu belirtti. Genel Sekreter, çevreye gerçek değerin verilmesi gerektiğini ve Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) verisinin, insan ilerlemesi ve refahının tek ölçütü olmaktan çıkarılmasını talep etti. Mevcut sistemin çarpıklığına dikkat çeken Guterres, 'Bir ormanı yok ettiğimizde GSYİH yaratıyoruz. Aşırı avlandığımızda GSYİH yaratıyoruz' ifadelerini kullanarak, ekonomik büyüme tanımının doğa tahribatıyla eşdeğer hale geldiğini savundu.

Politikacılar ve karar vericiler, on yıllardır GSYİH ile ölçülen büyümeyi temel ekonomik hedef olarak önceliklendirdi. Ancak uzmanlar, sınırlı kaynaklara sahip bir gezegende sonsuz ve ayrım gözetmeyen büyümenin sadece iklim krizi ve doğa kaybına değil, aynı zamanda artan eşitsizliğe de yol açtığını belirtiyor. Guterres'e göre GSYİH, her şeyin maliyetini söylerken hiçbir şeyin değerini yansıtmıyor. Finansal kararların sadece kâr ve zarar tablosuna dayanmaması gerektiği, dünyanın dev bir şirketten ibaret olmadığı vurgulanıyor.

Mevcut Ekonomik Modeller ve İklim Krizi

BM, Cenevre'de düzenlenen 'GSYİH'nın Ötesinde' başlıklı konferansta, aralarında Nobel ödüllü Joseph Stiglitz ve önde gelen ekonomistlerin de bulunduğu bir grubu ağırladı. Bu grup, ekonomik başarının ölçülmesi için insan refahı, sürdürülebilirlik ve eşitlik ilkelerini dikkate alan yeni bir gösterge paneli oluşturmakla görevlendirildi. Hazırlanan raporlarda, son yirmi yılda yaşanan 2008 finansal krizi ve Covid-19 pandemisi gibi küresel şokların, ekonomik dönüşümü zorunlu kıldığı ifade edildi.

Hızla değişen teknolojinin işgücü piyasalarını altüst ettiği ve eşitsizliği derinleştirdiği bir dönemde, biyoçeşitlilik kaybı ve kirlilik gibi faktörler 'üçlü gezegen krizi' olarak tanımlanıyor. Mevcut ekonomik modellerin, aşırı hava olayları gibi iklim şoklarını hesaba katmadığı ve bu durumun küresel ekonomiyi çökertme riski taşıdığı belirtiliyor.

Eşitsizlik ve Hiper Milliyetçilik Tehlikesi

BM grubunun eşbaşkanı Prof. Kaushik Basu, ulusların sadece GSYİH rakamlarında birbirini geçme oyununa kilitlendiğini, bu sırada sıradan vatandaşların refahının ve sürdürülebilirliğin göz ardı edildiğini dile getirdi. Yeni gelirin sadece belirli bir azınlığa gitmesine rağmen GSYİH'nın artmasıyla tüm vatandaşların sevinmesinin beklenmesi, hiper milliyetçilik ve kutuplaşmayı besleyen bir unsur olarak görülüyor. Prof. Nora Lustig ise GSYİH'nın insan ilerlemesini ölçmek için tasarlanmadığını, ancak buna rağmen baskın başarı ölçütü olmaya devam ettiğini hatırlattı.

Ekonomik büyümenin yoksulluk, dışlanma ve insan hakları ihlalleriyle bir arada var olabildiği, ancak bu sonuçların geleneksel ekonomik hesaplarda büyük ölçüde görünmez kaldığı belirtiliyor. Uzmanlar, amacın GSYİH'yı tamamen değiştirmek değil, kalkınmanın gerçekten insan refahı sağlayıp sağlamadığını değerlendirmek için onu tamamlamak olduğunu ifade ediyor.

Yeni Ekonomik Yapılar ve Küçülme Tartışmaları

Akademi ve sivil toplumda, daha fazla eşitlik ve sürdürülebilirlik ile uyumlu ekonomik yapılar oluşturma tartışmaları giderek büyüyor. Yeşil büyüme savunucularından, küçülme (degrowth) hareketine kadar çeşitli görüşler masaya yatırılıyor. Küçülme yaklaşımı, özellikle zengin ülkelerde zararlı ve gereksiz üretim biçimlerinin planlı olarak azaltılmasını, bunun yerine bakım hizmetleri, yenilenebilir enerji ve toplu taşıma gibi sosyal açıdan yararlı alanlara odaklanılmasını savunuyor.

Politik ekonomist Jason Hickel, Guterres'in çağrısını desteklemekle birlikte daha derin bir sistem değişikliğinin gerekli olduğunu vurguladı. Hickel'e göre üretim kontrolü demokratikleştirilmeli ve neyin kimin için üretildiği sorgulanmalı. GSYİH'nın hakimiyetinin bir tesadüf olmadığını belirten Hickel, bunun sermaye için değerli olanı ölçtüğünü ve nihayetinde aşılması gerekenin kapitalizm yapısı olduğunu savundu. İklim politikası araştırmacıları arasında yapılan bir anket, uzmanların büyük çoğunluğunun büyüme sonrası (post-growth) pozisyonları desteklediğini gösteriyor.

İlişkili Haber
Dünyanın İlk Karbon Negatif Ülkesi Bhutan'ın Sırrı Ne?

Dünyanın İlk Karbon Negatif Ülkesi Bhutan'ın Sırrı Ne?

Kaynaklar

Bu habere tepkiniz ne?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...