Batı Afrika ülkesi Gine-Bissau, Danimarkalı araştırmacılar tarafından yürütülen ve ABD tarafından finanse edilen bir aşı çalışmasını durdurma kararı aldı. Ülke yetkilileri, çalışmanın etik standartları karşılamadığını belirterek sürecin askıya alındığını duyurdu. Karar, uluslararası sağlık otoriteleri arasında farklı tepkilere neden oldu.
Gine-Bissau Sağlık Bakanlığı, ülkede yürütülmesi planlanan ve Hepatit B aşılamasını konu alan kapsamlı tıbbi çalışmayı durdurdu. ABD kaynaklı fonlarla desteklenen proje, etik kaygılar ve bilimsel inceleme süreçlerindeki eksiklikler gerekçe gösterilerek iptal edildi. Gine-Bissau Sağlık Bakanı Quinhin Nantote, gazetecilere yaptığı açıklamada, çalışmanın bilimsel olarak yeterince incelenmediğini ve etik kurul süreçlerinde sorunlar yaşandığını belirtti.
'Karar Ülkenin Egemenlik Hakkıdır'
Kısa süre önce gerçekleşen yönetim değişikliğinin ardından göreve gelen Bakan Nantote, çalışmanın askıya alınmasıyla ilgili olarak Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC) ile iş birliği yaptı. Africa CDC Genel Direktörü Jean Kaseya, çalışmanın geleceğine dair nihai kararın uluslararası kuruluşlara veya yabancı devletlere değil, Gine-Bissau hükümetine ait olduğunu vurguladı. Kaseya, 'Bu ülkenin egemenliğidir. Bakanın vereceği kararı destekleyeceğiz' ifadelerini kullandı. Africa CDC uzmanlarından oluşan bir heyetin, çalışmayı teknik açıdan incelemek üzere ülkeye gideceği bildirildi.
Çalışmanın Tasarımı Tartışma Yarattı
Askıya alma kararına yol açan temel nedenin, araştırmanın metodolojisi olduğu belirtiliyor. Plana göre, çalışma kapsamında 7.000 yeni doğan bebeğe doğumda Hepatit B aşısı yapılacak, diğer 7.000 bebekten oluşan kontrol grubuna ise aşı altı hafta gecikmeli olarak uygulanacaktı. Bu yöntem, aşıların diğer aşılarla birlikte uygulandığında genel sağlık üzerindeki etkilerini ölçmeyi amaçlıyordu.
Ancak Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Hepatit B aşısının tüm yeni doğanlara doğumdan sonraki ilk 24 saat içinde yapılmasını tavsiye ediyor. Eleştirmenler, kontrol grubundaki bebeklerin standart koruyucu tedaviden mahrum bırakılmasının etik olmadığını savunuyor. Nijeryalı küresel sağlık araştırmacısı Abdulhammad Babatunde, kontrol grubunun standart bakımı alması gerektiğini belirterek, fon eksikliği yaşayan bir ülkede çocukların denek olarak kullanılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
ABD ve Afrika CDC Arasında Açıklama Gerilimi
Gine-Bissau'nun kararı Washington hattında yankı buldu. ABD Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı (HHS) yetkilileri, çalışmanın planlandığı gibi devam edeceğini öne sürdü. HHS Sözcüsü Andrew Nixon, Africa CDC'nin açıklamalarını 'halkla ilişkiler kampanyası' olarak nitelendirerek, kurumun güvenilirliğini sorguladı.
Buna karşılık Africa CDC, HHS yetkililerinin sahadaki durumdan haberdar olmadığını ve kurumun salgınlara müdahalede kilit bir rol oynadığını savundu. Taraflar arasındaki bu görüş ayrılığı, uluslararası tıbbi araştırmaların az gelişmiş ülkelerdeki uygulanma biçimi ve yerel otoritelerin karar alma yetkisi üzerine yeni bir tartışma başlattı. Araştırmayı yürüten Danimarkalı ekibin ise etik kurul onay süreçlerinde hem yerel hem de uluslararası protokolleri tam olarak işletip işletmediği belirsizliğini koruyor.
Hepatit B Riski Yüksek Seviyede
Gine-Bissau, Hepatit B virüsünün yaygın olduğu ülkeler arasında yer alıyor. Verilere göre ülkedeki yetişkinlerin yaklaşık beşte biri ve küçük çocukların yüzde 11'i bu virüsü taşıyor. Yüksek anne ölüm oranları ve malarya gibi sağlık sorunlarıyla mücadele eden ülkede, sağlık altyapısının yetersizliği ve temel hizmetlere erişim sorunu devam ediyor. Yetkililer, aşılamanın öneminin farkında olduklarını ancak bunun etik kurallar çerçevesinde ve ulusal egemenliğe saygı duyularak yapılması gerektiğini vurguluyor.



