Gazetecilerin İBB Soruşturmasında İfade Çağırılması Tartışma Yarattı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik gerçekleştirilen yolsuzluk soruşturması kapsamında, bazı tanınmış gazetecilerin ifadeye çağrılması ülkede büyük yankı uyandırdı. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, bu duruma sert tepki gösterdi.
Basın Toplantısında Eleştiriler
Günaydın, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Soner Yalçın, Yavuz Oğhan, Şaban Sevinç, Batuhan Çolak, Ruşen Çakır ve Aslı Aydıntaşbaş gibi gazetecilerin, "yalan bilgiyi alenen yayma" ve "suç örgütüne yardım etme" gibi suçlamalarla karşı karşıya kalmalarının kabul edilemez olduğunu söyledi. Günaydın, "Bu, gözaltı işlemi ile eşdeğerdir ve basın özgürlüğünü tehdit eder," diye konuştu.
Adalet Bakan Yardımcılığı İddiaları
Günaydın, konuşmasında İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek'in Adalet Bakan Yardımcılığı gibi görevlerinden bahsederek, "Hakim ve savcılar, Anayasa'nın 140'ıncı maddesine göre başka görevlerde bulunamazlar," dedi. Günaydın, Hakim ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) bu durumu incelemesi gerektiğini belirtti.
Anayasa Mahkemesi Kararları
Günaydın, Anayasa Mahkemesi'nin Gezi Parkı davası hükümlüsü Tayfun Kahraman hakkında "hakkaniyete uygun yargılanma hakkı" ihlali kararı verdiğini ve buna rağmen İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararı tanımadığını ifade etti. Bu durumun hukuka aykırı olduğunu savundu.
Tepki Çeken Yaklaşımlar
Son dönemde basın özgürlüğü konusunda artan eleştiriler, birçok kesim tarafından dile getiriliyor. Gazetecilerin ifadeye çağırılması konusundaki tartışma da, en çok basın özgürlüğü ve yargı bağımsızlığı ekseninde ele alınıyor.

