Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, İsrailli yetkililerle gerçekleştirdiği temaslarda, Lübnan'a karşı geniş çaplı ve uzun süreli saldırılar düzenlenmesi konusundaki net çekincelerini paylaştı. Barrot, bölgedeki ziyareti kapsamında İsrail'de düzenlediği basın toplantısında sivil halkın durumuna dikkat çeken ifadeler kullandı. Bakan, "İsrail, Lübnan, İran ve başka yerlerde kadınlar, erkekler ve aileler, bombardıman endişesiyle barınaklarda, kendileri ve çocukları için daha iyi bir gelecek umuduyla yaşıyor." diyerek mevcut tablonun zorluklarına vurgu yaptı.
Çözüm İçin Siyasi Diyalog Vurgusu Yapıldı
Bölgedeki gerilimin daha fazla tırmanmasını engellemek adına bir siyasi çözüm arayışında olduklarını belirten Barrot, bu amaçla Orta Doğu'yu ziyaret ettiğini ifade etti. Bu diplomatik süreçte hem Lübnan'daki üst düzey siyasilerle hem de İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar ile kritik görüşmeler gerçekleştirdiğini aktardı. Temaslarında özellikle Lübnan'daki gerilimin artışını ele aldıklarını dile getiren Barrot, yaşanan çatışmalarda sivillerin ve bölgedeki altyapı tesislerinin kesinlikle korunması gerektiğinin altını çizdi.
Bölgede yaşanan krizlere yalnızca askeri yöntemlerle bir çözüm bulunamayacağını savunan Fransa Dışişleri Bakanı, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları hakkında net değerlendirmelerde bulundu. Barrot, bu eylemlerin ağır insani bedelleri olabileceğini hatırlatarak, "Bu konuda İsrailli muhataplarıma, insani sonuçları ağır, stratejik etkileri belirsiz olan geniş çaplı ve uzun süreli bir askeri operasyon perspektifine dair çekincelerimi yineledim." şeklinde konuştu.
Taraflara Tarihi Fırsatı Kaçırmayın Çağrısı
Sorunun nihai çözümü için er ya da geç bir müzakere masasına oturulması gerekeceğine işaret eden Barrot, taraflara diyalog çağrısı yaptı. Barrot, mevcut Lübnan iktidarının İsrail ile doğrudan görüşmeler yapmaya açık olduğunu belirterek, İsrailli yetkililere bu önemli ve "tarihi fırsatı" kesinlikle kaçırmamaları gerektiğini söylediğini aktardı.
Yürütülen bu diplomatik çabalarla, öncelikli olarak Lübnan'ın egemenliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Bununla birlikte İsrail ve Lübnan ilişkileri için yepyeni bir diplomatik çerçeve oluşturulması ve iki ülke arasındaki kara sınırlarının nihai olarak belirlenmesi amaçlanıyor. Barrot, Orta Doğu'daki artan gerilimin sadece bölge ülkeleri için değil, aynı zamanda dünya ekonomisi ile bölgesel ve küresel istikrar açısından da son derece ciddi riskler taşıdığını belirterek sözlerini tamamladı.


