Piyasa verileri yükleniyor...
Fransa ve Güney Kıbrıs arasında Türkiye'ye karşı kritik ittifak!

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Rum lider Nikos Hristodulidis, Doğu Akdeniz’deki dengeleri sarsacak bir askeri anlaşmaya imza atıyor. Haziran ayında yürürlüğe girecek Kuvvetler Statüsü Anlaşması ile Fransız askerlerinin Kıbrıs Adası'nda konuşlandırılması ve bölgenin Fransa’nın operasyon üssü haline getirilmesi resmileşiyor.

HABERIN DEVAMI

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un 24 Nisan'da Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne (GKRY) gerçekleştirdiği ziyaret, bölge siyasetinde yeni bir dönemin kapısını araladı. AB gayri resmi zirvesi kapsamında Rum lider Nikos Hristodulidis ile bir araya gelen Macron, iki ülke arasında Kuvvetler Statüsü Anlaşması'nın (SOFA) haziran ayında imzalanacağını duyurdu. Bu anlaşma, Fransız askeri varlığının Ada'da kalıcı hale gelmesini ve Fransa'nın Orta Doğu operasyonları için Kıbrıs'ı lojistik bir üs olarak kullanmasını yasal zemine oturtuyor. İttifak; ortak askeri tatbikatlar, teknoloji paylaşımı, savunma sanayii iş birliği ve kapsamlı eğitim faaliyetlerini içeriyor.

RUM YÖNETİMİ’NİN YENİ STRATEJİSİ

GKRY lideri Hristodulidis, göreve gelmesinden bu yana Batılı güçlerle ilişkileri derinleştirme yoluna gitti. Daha önce yaptığı açıklamalarda, uluslararası hukuka güvenerek hedeflerine ulaşamayacaklarını itiraf eden Rum lider, Rum tarafının çıkarlarını küresel güçlerin stratejileriyle örtüştürme yolunu seçti. Bu kapsamda ABD’nin 35 yıllık silah ambargosunu kaldırması ve İsrail ile kurulan Demir Kubbe savunma sistemi görüşmeleri, Rum kesimini Batı’nın bölgedeki ileri karakolu haline getirdi. Özellikle İsrail istihbaratının Rum havalimanlarında güvenlik kontrolünü ele alması, Ada'daki egemenlik tartışmalarını da beraberinde getirdi.

KIBRIS TÜRK HALKININ HAKLARI

Bu askeri tahkimat, Kıbrıs Türk halkının Ada üzerindeki haklarını yok sayan bir yaklaşımın ürünü olarak değerlendiriliyor. Rum liderliğinin kendisini Ada'nın tek egemen gücü olarak lanse etmesi, olası müzakere süreçlerinde eşitlik ilkesini zedeleyen bir tavır olarak öne çıkıyor. Ada’nın bir cephaneliğe dönüştürülmesi ve büyük güçlerin rekabet sahası haline getirilmesi, sadece siyasi gerilimi değil; aynı zamanda her iki taraf için hayati olan turizm ve yatırım sektörlerini de tehdit ediyor. Türkiye ve KKTC'nin bu oldu bittilere karşı sergileyeceği kararlı duruş, Doğu Akdeniz’deki enerji ve güvenlik mimarisinin geleceğini belirleyecek.

İlişkili Haber
İtalya Kıbrıs’a deniz kuvveti gönderiyor: Tehdit kapıda mı?

İtalya Kıbrıs’a deniz kuvveti gönderiyor: Tehdit kapıda mı?

Bu habere tepkiniz ne?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...