Brezilya'nın Belem kentinde düzenlenen COP30 İklim Zirvesi, planlanan son gününü nihai bir anlaşmaya varamadan tamamlayarak uzatıldı. Müzakerelerin kilitlenme noktası, zengin ülkelerden talep edilen iklim finansmanı ve fosil yakıtlardan çıkış yol haritası konusundaki küresel fikir ayrılığı oldu.
Küresel iklim değişikliğiyle mücadeledeki en büyük diplomatik buluşma olan COP30, son saatlerdeki gerilimin ardından bıçak sırtında ilerliyor. Ülkeler, sera gazı emisyonlarını azaltmaya yönelik net bir yol haritası oluşturma konusunda uzlaşmaktan hala çok uzakta görünüyor. Nihai taslak metinlerde bile fosil yakıtlardan aşamalı olarak uzaklaşma konseptinin yer almaması, müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanabileceği endişesini artırdı.
Fosil Yakıt Çıkışı: Arap Ülkeleri Muhalefeti
Görüşmelerin en bölücü konusu, fosil yakıtların kullanımının geleceği oldu. Aralarında Suudi Arabistan'ın da bulunduğu Arap ülkeleri grubu, fosil yakıtların aşamalı kaldırılmasına yönelik herhangi bir taahhüdün metne girmesi halinde görüşmelerin tamamen çökeceği uyarısında bulundu. Rusya ve fosil yakıt çıkarlarına sahip bazı Afrika ülkeleri de bu muhalefete katıldı.
Öte yandan, aralarında İngiltere Enerji Bakanı Ed Miliband'ın da bulunduğu 80'den fazla ülke ise, yol haritasının gönüllü bir süreç bile olsa bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini savundu. Paris Anlaşması'nın mimarlarından Laurence Tubiana, ülkelerin ulusal koşullarına uygun bir yol haritası çizmekten çekinmemeleri gerektiğini belirtti.
Finansman Krizi: 'Uyum Parası Rehin Tutuluyor'
Gelişmekte olan ülkeler, iklim krizinin etkilerine uyum (adaptasyon) sağlamalarına yardımcı olmak için zengin ülkelerden sağlanan finansmanın üç katına, yani yıllık yaklaşık 120 milyar dolara çıkarılması için baskı yapıyor. Ancak Afrika Milletler Grubu (AGN), zengin ülkeleri, uyum finansmanındaki herhangi bir artışın karşılığı olarak kendilerinden fosil yakıtların aşamalı olarak kaldırılması yol haritasına destek talep etmekle suçladı.
Afrika'yı temsil eden delegeler, 'Fosil yakıtların aşamalı olarak kaldırılması Afrika'nın meselesi değil. Biz, toplam küresel emisyonların yalnızca %4'ünü yayıyoruz. Neden fidye isteniyor?' diyerek, uyum finansmanının haklı bir talep olduğunu ve aşamalı kaldırma tartışmalarıyla ilişkilendirilmemesi gerektiğini savundu.
NDC Hedefleri ve 1.5°C Açığı
Uzmanlar, ülkelerin mevcut Ulusal Katkı Beyanlarının (NDC'ler) Paris Anlaşması'nda belirlenen 1,5°C küresel sıcaklık sınırının çok ötesinde, yaklaşık 2,5°C'lik bir ısınmaya yol açacağı gerçeğiyle yüzleşmesi gerektiğini belirtti. İklim bilimciler, bilimsel olarak hesaplanan küresel karbon bütçesinin mevcut hızla 3-4 yıl içinde tükeneceği konusunda uyararak, hızlı eylem ve finansman sağlanmadan geçişin mümkün olmadığını kaydetti.
COP31 Ev Sahipliği İçin Alışılmadık Anlaşma
COP30'daki derin anlaşmazlıklara rağmen, gelecek yılki COP31 zirvesine ev sahipliği yapma konusunda Türkiye ve Avustralya arasında uzun süren mücadelenin ardından alışılmadık bir anlaşma sağlandı. Anlaşmaya göre Türkiye, zirveye Antalya'da ev sahipliği yapacak ve COP31 başkanlığını üstlenecek. Avustralya İklim Değişikliği ve Enerji Bakanı Chris Bowen ise COP başkan yardımcısı ve 'müzakere başkanı' olarak atanacak ve müzakerelerle ilgili münhasır yetkiye sahip olacak.


